Zeytinyağı Tadım Eğitimi
Makaleyi indirmek ya da tamamını okumak için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız.
1.Zeytinyağı Tadım Eğitimi PDF

Zeytinyağı Stoklama ve Ambalaj Eğitimi
Makaleyi indirmek ya da tamamını okumak için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız.
2. Zeytinyağı Stoklama ve Ambalaj Eğitimi PDF


ZEYTİNYAĞI TADIMI

Zeytinyağı Tadımı Nasıl Yapılır?
Zeytinyağı tadımı, uzun bir eğitim ve deneyim gerektiren ciddi bir iştir. Uzun yıllar zeytinyağı ile ilgilenen, üretiminde yer alan insanlarda böyle bir deneyim zamanla oluşmaktadır. Zeytinyağı tadımının ana ilkeleri:

Tadıma Başlamadan Önce

– Sigara tiryakileri en az yarım saat öncesinden sigara içmemelidir. Son sigaradan sonra, bir parça ekmek veya elma yiyerek ağızlarından sigaranın tadı ve kokusunu uzaklaştırmalılardır.

– Yine yarım saat içinde başka hiçbir şey yenmemelidir. Zeytinyağı tadımından önce mide boş olmalıdır.

– Zeytinyağının kokusunu da doğru alabilmek için tadım yapacak kişinin parfüm, kokulu sabun gibi burnun koku algılamasını yanıltacak maddeleri kullanmaması gerekir. Aynı şekilde, burnun koku almasını engelleyecek nezle vb. rahatsızlığı olanlar da tadım yapamazlar.

 

Tadım Sırasında

Tadılacak zeytinyağları, cam bardak veya kadehlere konur.

– Tadacak kişi hangi yağın nereden geldiğini, kime ait olduğunu bilmemelidir. Bu nedenle, bardaklara numara verilir.

– Bir seferde en fazla üç-dört yağın tadımı yapılmalı, bir sonraki yağın tadına bakmadan önce bir dilim elma çiğnenerek ağız temizlenmelidir.

– Yağlar hakkında önceden bilgi varsa, tatlı-yumuşak yağların tadına önce, acı-sert yağların tadına en son bakılmalıdır.

 

 

 

Zeytinyağının Kalitesi Nasıl Değerlendirilir?

 

Zeytinyağının kalitesini belirlemek diğer yağlardan farklı bir uzmanlık alanıdır. Natürel zeytinyağlarında kalite dendiğinde, iki faktör önem taşır. Birincisi, kimyasal analizlerle ölçülebilen değerler. Diğer faktör ise tadı ve kokusudur. Zeytinyağının tadı ve kokusunu belirleme işlemine “degüstasyon” denir.

Natürel Zeytinyağlarında Duyusal Analizleri Negatif özellikler, Pozitif özelliklere göre değerlendirilir.

 

 

 

Pozitif Özellikler

  • Meyvemsi(Fruity):Zeytinin çeşidine bağlı olarak sağlıklı, taze, yeşil ya da olgun meyveden elde edilen yağın algılanan karakteristik meyvemsi aroması.
  • Greenly fruity (yeşil meyve): Yağ yeşil zeytinden elde edilmiş ise aroma yeşil meyveyi anımsatır.
  • Ripely fruity(olgun meyve): Yağ olgun zeytinden elde edilmiş ise aroma yeşil ve olgun meyveyi birlikte anımsatır.
  • Acılık (Bitter):Yeşil zeytinden veya rengi dönük zeytinlerden üretilmiş yağın karakteristik tadıdır. Dilin “V” bölgesindeki tat alma hücreleri ile hissedilir.
  • Yakarlık( Pungent):Yağın duyusal karakteristiği olan yakma hissidir.

Çoğunlukla mevsimin başlangıcında hala yeşil olan zeytinlerden üretilen yağlarda hissedilir. Bu his tüm ağız boşluğunda algılanabilir, özellikle boğazda hissedilir.

Negatif Özellikler:

  • Kızışma-çamurlu tortu (fusty/ muddy sediment): Kızışma yığın olarak saklanan veya depolanan zeytinlerden üretilen yağların, anaerobik fermantasyonun ileri safhalarındaki zeytinlerden üretilen yağların tat ve kokusunu tanımlar.
  • Çamurlu tortu:Depolama tanklarının ya da fıçıların dibinde biriken tortuyla temasta bırakılan yağların karakteristik tat ve kokusunu tanımlar.
  • Küflü – rutubetli (musty- humid): Nemli koşullarda uzun süreli depolama sonucunda çok sayıda küf ve mayanın gelişmiş olduğu meyvelerden üretilen yağın karakteristik tat ve kokusu.
  • Şarapsı –sirkemsi/asidik ekşimsi (winey- Vinegary Acid-Sour): Şarap veya sirkeyi anımsatan tat. Bu tat, genelde, asetik asid, etil asetat veya etanolun oluşumuyla ortaya çıkar zeytinlerin aerobik fermantasyon sürecinden kaynaklanmaktadır.
  • Metalik (metallic): Metali anımsatan tat. Kırma, karıştırma, presleme veya depolama esnasında uzun zaman metal yüzey ile temasta olan zeytin ve zeytinyağında gözlenen karakteristik yağ tadı.
  • Acı (Rancid): Yağların oksidasyonuyla ortaya çıkan tad.
  • Isıtılmış veya yanık (heated or burnt): Isıtma işleminin yüksek sıcaklıkta ve/veya uzun süreli uygulanması sonucu oluşan karakteristik tat ve koku. Bu durum, özellikle karıştırma sırasında hamur sıcaklığının yüksek olması sonucu oluşur.
  • Saman -odun(hay-wood): Kurumuş zeytinden üretilen yağların karekteristik tadı.
  • Kaba (rough): Kalın/yoğun, izlenimi veren eski yağ tadı.
  • Makina yağı (greasy): Dizel veya mineral yağ tadı.
  • Karasu (vegetable water): Yağın, karasu ile uzun süreli teması sonucu fermente olmasından kaynaklanan tat.
  • Salamura (brine): Salamura zeytinden üretilen yağ tadı.
  • Hasırımsı (esparto): Yeni hasırda bastırılmış zeytinden elde edilen yağın karekteristik tadı. Yeşil veya kuru hasırda preslenen zeytinden farklı tatlar algılanabilir.
  • Toprak (Eathy): Toprak veya çamur ile temas etmiş ve yıkamadan işlenmiş zeytinlerden elde edilen yağlarda hissedilen tat.
  • Kurtlu (Grubby): Zeytin sineği (Bactrocera oleae) kurtlarının yoğun zararına uğramış zeytinlerden elde edilen yağın tadı.
  • Salatalık (Cucumber): Yağın, özellikle hava geçirmez teneke kaplarda çok uzun süre depolanması sonucu oluşan 2-6 nonadienalden kaynaklanan tat.
  • Islak odun: Don zararına uğramış zeytinlerden elde edilmiş yağın tadı

Tadım Bardakları Özellikleri

Uluslararası zeytinyağı konseyinde tadım bardaklarının nasıl olması gerektiğini tanımlamıştır. (COI/T.20/Doc. no. 5, “Glass for Oil Tasting”) Kap dengesi bozulmayacak şekilde stabil olmalı, kabın ağzı kokunun içeride yoğunlaşması ve özelliklerinin daha iyi alınabilmesi amacıyla dar olmalıdır, yağın renginin anlaşılmaması için renkli olmalıdır, sıcaklık değişimlerine dayanıklı olmalı ve 15 mm çizelgesi belirtilmelidir.

Tadım Şartları Nelerdir?

Tadım için panel lideri ve panelistler olmalıdır. Her test 8-12 kişiyi gereklidir. Meydana gelebilecek boşlukları doldurabilmek için, birkaç panelistin de yedekte bulundurulması tavsiye edilir.

Tadım Aksesuarları

  • Tadım bardakları; numune, kod numaralı saat camı ile üstü örtülü ve 28°C ± 2°C derecede muhafaza edilmelidir.
  • Profil kâğıdı gerekli bilgileri kapsayan şekilde olmalıdır.
  • Tükenmez ya da dolma kalem bulunmalıdır.
  • Elma dilimleri dolu tepsi bulunmalıdır.
  • Oda sıcaklığında su bulunmalıdır.
  • Tükürebileceği bir kap bulunmalıdır.
  • Test tekniğini ve genel kurallarını anlatan liste bulunmalıdır.

Test Şartları

  • Numunenin sunumu
  • Yağ örneği IOOC standardına uygun standart tadım bardağı içine konulmalıdır. Bardak 14ml-16ml doldurulmalı eğer numuneler tartılacaksa 12,8 ve 14,6 g tartılmalı ve saat camı şeklindeki cam ile kapatılmalıdır.
  • Her cam tadım kabı, rasgele seçilmiş rakam veya rakam ve yazı kullanılmış kod numarası ile işaretlenmelidir. Bu kodlar kokusuz ve silinmez kalem ile yazılmalıdır.

2) Test ve Numune Sıcaklığı

  • Tadılacak yağ numuneleri test kaplarında 28°C ± 2°C derecede saklanmalıdır. Bu sıcaklığın seçilmesinin nedeni duyusal olarak tat ve koku veren maddelerin oda sıcaklığında algılandığından daha kolay algılanabilmesidir. Düşük sıcaklıkta aroma maddelerinin uçuculuğu daha düşüktür, sıcaklık arttıkça uçucu maddelerin algılanması kolaylaşır.
  • Test odası sıcaklığı 20 – 25 °C arasında olmalıdır.

3) Test Zamanı

  • Sabah yağ tadımı için en uygun zamandır. Gün içerisinde optimum algı dönemlerimiz var, sabah saatleri tat ve koku algılamamızın en yüksek olduğu dönem.
  • Koklama ve damak tadı duyusu yemekten önce yükselirken, yemekten sonra düşüşe geçer.
  • Buna rağmen bu kriterlerin etkili olmadığı durumlar vardır. Örneğin açlık hissi tadımcıyı kötü yönde etkiler ve ayrım kabiliyeti kapasitesini azaltır. Bundan dolayı sabah 10:00 ve 12.00 arası tadım için önerilir.

4) Genel Tadım Kuralları

  • Tadımcı test zamanına en az 30 dakika kala sigara veya kahve kullanmamalıdır.
  • Tadımcı koku ve etkisi test zamanına kadar kaybolmayan parfüm, kozmetik ürünü ve sabun kullanmamalıdır. Ellerini yıkamak için parfümsüz sabun kullanmalı, sonra durulamalı ve kokuyu yok etmek için hemen kurulamalıdır.
  • Tadımcı test öncesinde 1 saat bir şey yememelidir.
  • Tadımcı eğer kendini fiziksel olarak iyi hissetmiyorsa ve bundan dolayı tat ve koku hissi etkileniyorsa ya da fiziksel etkilerden ötürü işine konsantre olamıyorsa panel liderini haberdar etmeli; çekilecekse bunu bildirmeli ya da gerekli uygun karar için panel liderine danışmalıdır. Tadımcı bu durumun panelin geri kalanı için değerlerde olası sapmaya yol açacağı gerçeğini akıldan çıkarmaması gerekmektedir
  • Tadımcı profil kağıdında verilen bilgileri dikkatlice okumalı, yapacağı taslağı kafasında tam kurana kadar teste başlamamalı, eğer herhangi bir şüphe duyarsa karşılaştığı sorunu panel lideri ile paylaşmalıdır.
  • Tadımcı sıra kendine geldiğinde ona tahsis edilen bölümde bulunmalı ve işi bittiğinde düzenli ve sessiz bir şekilde ayrılmalıdır.

Tadım Tekniği Nasıl Olmalıdır?

  • Tadımcı saat camı ile kapalı bardağı alır, yavaşça çalkalar; el ekseni etrafında döndürerek bardak duvarları tamamen yağlanıncaya kadar, çalkalamaya devam eder.
  • Saat camını açar ve derin ve yavaş nefes alarak numuneyi koklamaya başlar. Koklama en çok 30 sn sürmelidir. Eğer bu zaman dilimi içinde sonuç alınamazsa, kısa bir süre dinlendikten sonra teste yeniden başlar.
  • Koklama testinden sonra, degüstatör tat testine geçer. Bunun için ortalama 3 ml.’lik bir yudum alır. Yağın ağız boşluğunun her tarafına yayılması önemlidir; ağız girişinden ve dilden başlayıp, kenarlardan, damak üzerinden gırtlağa doğru. Bilindiği gibi, başlıca tat duyularımız (tatlı, tuzlu, ekşi ve acı), dil, damak ve gırtlaktaki duyu yoğunluğuna göre değişir.
  • Degüstatörün bitter ve pungent tatlara konsantre olup, tadını alabilmesi için, yeterli miktarda yağın, dilin arkası üzerinden, damak ve gırtlağa çok yavaş yayılması, esas olarak çok önemlidir; bu böyle olmadığı takdirde, bazı yağlarda her iki uyarı da dikkatlerden kaçar veya pungent (yakarlık) bitter (acılığı)gölgeleyebilir.
  • Kısa ardarda alınan nefes ağzın içinde dolaştırılarak sadece numunenin tüm ağız boşluğuna yayılmasını değil, degüstatörün burnundan aromatik kokuları algılamasını da sağlar.
  • Natürel zeytinyağı organoleptik değerlendirmesi yapıldığında, günde maksimum üç seans olmak üzere her seansta 4 NUMUNE’nin değerlendirmesi tavsiye edilir. Böylece bunun hemen ardından testi yapılan diğer numunelerin doğurabileceği zıt sonuçların etkisi engellenmiş olacaktır.
  • Ardı ardına yapılan testler duyu hassasiyetinin yorgunluk veya kaybolmasına yol açabilir. Bu nedenle, daha önce testi yapılan yağın ağızda bertaraf edilmesini sağlayacak bir maddenin kullanılması önemlidir.

Bunun için, tükürük hokkasına tükürerek atma şartıyla, bir dilim elmanın (15 g) çiğnenmesi tavsiye edilir. Daha sonra oda sıcaklığında olan su ile ağız durulanır. İki seans arasında en az 15 dakika olmalıdır.

Sınıflandırma

  • Natürel sızma zeytinyağların defect (negatif özellikler) medianı 0 olmalı fruity (meyvemsilik) medianı 0’dan büyük olmalı.
  • Natürel 1. zeytinyağı kategorisinde defect (negatif özellikler) medianı 0-3,5 arasında olmalı fruity (meyvemsilik) medianı 0’dan büyük olmalı.
  • Ham zeytinyağlarında defectler medianı 3,5’dan büyüktür.

Positive özellikler terminolojisi (fruity, bitter ve pungent)

  • Yoğun (intence) medianı 6 dan büyükse
  • Orta (medium) medianı 3- 6 arasındaysa
  • Hafif (light) medianı 3 den küçükse
  • Dengeli (well balanced oil) acılık ve yakarlık medianının 2 puan meyvemsilikten yüksek olması durumu.
  • Yumuşak yağ (mild oil) acılık ve yakarlık medianının 2 ve altında olması

(*) Yağdaki acılık hakkında

Taze sıkılmış zeytinyağı, meyvenin çok yoğun tadını ve kokusunu içerir. Zeytinyağı gırtlağınızda hafif bir acılık bırakabilir. Nispeten acı olan zeytinyağı daha fazla fenol (phenol) içerir ve daha uzun zaman beklemeye dayanır.

SEVDİĞİNİZİN KIYMETİ YAŞARKEN BİLİN VE ONA GÖSTERİN

SONRA ÇOK GEÇ KALMIŞ OLURSUNUZ

Önce sevginin ne olduğunu çok iyi anlamak ve kavramak gerekir.
Belki de anlamadan finalize olmak.
Boş bir sevgi ne işe yarar….
Tabi ki seviyorum deriz, ama sevginin anlamını, gösteriş tarzını kendimize göre değerlendirir ve ona göre davranırız.
Karşımızdaki anlar mı anlamaza mı bunu ona hissettirebildik mi hiç düşünmeyiz.

SEVGİ: (bir kilo baklava değil tabiî ki) Sevgi bana göre saygı duymak, değer vermek, onun yanında olmaktan hoşlanmak, onunla birlikte vakit geçirmekten zevk almak, onsuzluğu hissedince yapayalnız bir boşluktaymış hissi yaşamak. Sevgi onunla mutlu olmak, sevgi dokunmak, sevgi onu her şeyden korumaya çalışmak, sevgi onun mutsuzluğunun senin mutsuzluğunun olması ve daha birçok şey sayılabilir.
Herkese göre değişebilir.
Ama ana öğeler olmazsa olmazlar ise saygı, değer vermek, onu olduğu kabul etmek, onu küçültmek yerine övgüyle ve değer vererek onurlandırmaktır.
Peki sevgimizi nasıl gösteriyoruz?
Herkesin sevgi dili farklıdır. Karşılıklı olarak herkes karşı tarafın sevgi dilini (yani sevgiyi algılama dilini) öğrenmesi gerekir. Bu da karşınızdakini iyi tanıyararak ve tanımaya çalışarak, onu gözlemleyerek olur.
Herkesin ama herkesin bir sevgi dili vardır, herkesin ikna edilme dili farklıdır, herkesin sevgiyi algılama dili farklıdır. İşte bu yüzden eşinizin, çocuğunuzun, yakınlarınızın, arkadaşınızın, sevdiklerinizin sevgi dilini öğrenerek ona onun anlayacağı bir dille sevginizi gösterebilirsiniz.
Öyle gelmiş öyle gider demeyin asla, sevdiğinizi kaybettiğiniz anda pişmanlıklar başlayacak ve “keşke..keşke “ diyeceksiniz.
Artık sevdiğiniz geri gelmeyecektir.
Ona asla sevdiğinizi belli edemeyeceksiniz.
Ona “seni çoook seviyorum ” isteseniz de diyemeyeceksiniz.
Ne kadar pişman olsanız, ne kadar keşke deseniz boş artık. Çünkü pişmanlığınız da, keşkekleriniz de artık hiç bir şey ifade etmeyecektir.
Hem şunu asla unutmayın “SEVGİ VE SAYGI” mutluluk kapısını en önemli anahtarıdır. Önemli olan hayatınızın mutluluk içinde geçmesini istiyorsanız! Bu şifreyi çözmektir. Şifreyi çözmek de çok kolay..
Nasıl mı?
İşte size benden en önemli ipucu …..
Önce sevdiğinizi tanıyın,onun nelerden hoşlandığını öğrenmeye çalışın,“sen öpülerek sevildiğini anlarsın….
O da dokunarak…
bir başkası ” seni seviyorum” demekten, bir başkası takdir edilerek, başka biri hediye almaktan, bir başkası güzel sözden…”
işte bunu fark edip, hayatınıza soktuktan sonra şifreyi çözdünüz demektir.
Bazılarımızın bu konu da ne kadar inatçı olduğunu gördüm ” 40 yıllık evliler ve bir kere eşine güzel söz söylememiş, bir kere “hoş geldin canım demek bu kadar mı zor” deyiver dediğim de “bu güne kadar yapmamışım daha yapamam” deyip geçiyor. Eşiyle konuştuğumda ise “bir kere bana hayatım demedi, bir kere bana canım demedi” yakınmaları ile karşılaştım.
Allah’ın bize sunduğu bu sevgiyi göstermek de, neden bu kadar zorlanıyoruz bilmem. Biz bunu başaramazsak kişisel yaşantımızda ve toplumda her zaman sönük ve mutsuz ve başarısız olacağımızı unutmayalım.
Dilerim sevdiğine onu kaybetmeden sevgisini sunanlardan olursunuz…..
Dilerim sevgiyi yaratılan her şeye yayan geniş bir bir sevgi bahçeniz olur ve oradaki çiçekleri suladıkça yeşeren bolca sevgileri kucaklarsınız.
Her şeyden önce de canlarımız olan çocuklarımıza karşılıksız sevgiyi ve sevilmeyi sunan anne-babalar oluruz.
Her şey gönlünüzce olsun…

DELİCE hakkında daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki linke dokunun

Delice / Pazar Sohbeti 7

ZEYTİNE DAİR
’’hafızalarınızı tazelemeye ne dersiniz’’

DELİCE -/- POLİFENOLLER

Abidin Tatlı
Researcher Writer
Degustation, Instructor And Degustator

Delice

Delice Zeytinyağı
Doğanın binlerce yıllık, doğası bozulmamış armağanı; delice zeytin.  Zeytinyağı şişesini elinize aldığınızda sağlığınız için bir armağanı aldığınızı anlarsınız. Delice zeytin yağını aldığınızda gerçekten bir ilaç satın almış olursunuz ki lezzeti, aroması ve hiçbir yan etkisi olmayan bir ilaç, doğanın bize sunduğu, binlerce yıl koruduğu bir mucizedir belki de.
İnsanoğlunun doğayla savaşına yenik düşmemiş bir meyvedir delice zeytin. Diğer kültürü yapılan çeşitlere göre çok küçük taneli ve büyük çekirdeklidir. İnsanoğlu zaman içinde daha büyük taneli, daha yağlı ve daha etli çeşitler için bir seri uğraş vererek bu gün tarımı yapılan zeytin çeşitlerine ulaşmıştır.
Zeytini sağlık iksiri yapan sır ise yapısında bulunan acılık ve yakıcılık veren maddelerdir. Fenoller; zeytinden zeytin yağına geçen mucize bileşenler.  İşte delice zeytinin farkı burada karşınıza çıkacak küçücük tanelerde, az miktarda olan meyve etinde, çok yoğun miktarda bulunur bu şahane bileşenler. Delice zeytini tattığınızda inanılmaz buruk acı bir tat alırsınız. Ardından genziniz uzunca bir süre yanar. Bu müthiş etki fenollerin etkisidir ve biz bu etkinin mümkün olduğunca yağa geçmesini ve içinde kalmasını amaçlıyoruz.  Yağında acı ve yakıcı olması için üretimi soğuk sıkım ve su ilavesi olmadan yapıyoruz.
Delice zeytinyağı, zeytinyağının bilinen etkilerini daha etkin hale getirir.
Cildinize bakım kremi olarak direk uygulayabilirsiniz. Antioksidan kapasitesi sayesinde cildinize anti-aging etki gösterecektir.
Zeytinyağının kanser türleri üzerindeki etkili maddelerini maksimum seviyede taşımaktadır.
Özellikle sindirim sistemi kanserlerinde daha belirgin etkisi olduğu birçok çalışma ile ortaya konmuştur.
Yeni doğanlarda cilt bakım yağı, pişik tedavisi ve göbek bağı bakımı için kullanılırken,6 ay sonrasında ek besinlerine ilave edildiğinde kemik ve beyin gelişimi için faydalıdır.
Az bir miktarının tüketimi ile tokluk hissini artıracağı için ihtiyacınız olan enerjiyi sağlayacağı için günlük diyetinizde yardımcı olacaktır.

Polifenoller
Zeytinyağı besinsel değerinin yanında içerdi yüksek içerikli polifenollerin sağlık üzerine etkileri ile insan beslenmesinde önemli bir yer tutmaktadır.
Zeytinyağı içerdiği yüksek oranda tekli doymamış yağ asitleri ile karakterize edilmekte ve fenolik bileşikler, skualen, E vitamini gibi fitokimyasallar açısından güzel bir kaynak oluşturmaktadır. Zeytinyağı “doğal fonksiyonel gıda” olarak da bilinmekte ve oksidatif strese bağlı olarak oluşan kanser, kalp damar hastalıkları, ülser, diyabet gibi hastalıklar, alzheimer ve bunama gibi yaşlanmaya bağlı bozukluklar üzerine koruyucu etkileri bulunmaktadır. Bu etki zeytinyağı içinde bulunan biyoaktif bileşenlerin sinerjistik etkileşimi ile sağlanmakta ve zeytinyağı tüketiminin fazla olduğu ülkelerde kanser, kalp damar hastalıklarının daha düşük gözlenmesi bu etkiye bağlanmaktadır.
Binlerce yıldan beri Akdeniz ülkelerinde başlıca gıda olarak tüketilen zeytinyağının kullanımı günümüzde diğer dünya ülkelerinde de giderek artmaktadır. Bunun nedeni zeytinyağının kendine has lezzeti, aroması yanında sağlık üzerine etkili biyoaktif bileşenleridir. Pek çok epidemiyolojik, biyokimyasal, farmakolojik çalışma zeytinyağı bileşenlerinin oksidatif stresin neden olduğu hastalıklarda etkili olduğunu göstermiştir. Zeytinyağının özellikle kalp sağlığı üzerine etkileri bilinmektedir ve bu yüksek oranda içerdiği tekli doymamış yağ asitlerine bağlanmaktadır. FDA (Food and Drug Administration), 72 klinik çalışma sonucunda 2004 yılında zeytinyağı etiketlerinin üzerine iki yemek kaşığı (23 g) günlük zeytinyağı tüketilmesinin içerdiği tekli doymamış yağ asitlerinden dolayı koroner kalp hastalıkları riskini azaltacağı şeklinde bir ifade konulmasına izin vermiştir (Anon, 2004). Ancak zeytinyağı antioksidan aktivite, iltihaplanmayı önleme, kolesterol ve kan basıncını düşürme gibi farklı etki mekanizmaları ile çesitli hastalıkların oluşumunda rol alan patolojik proseslerde etkili olan farklı bileşenlerden oluşmaktadır. Zeytinyağının %98’ lik kısmını serbest yağ asitleri ve gliserit bileşenler oluştururken %2’ lik kısmı fenolik bileşikler, steroller, skualen, triterpenler, pigmentler (karotenoid, klorofil) gibi minor bileşenlerden oluşmaktadır. Bu bileşenler ürünün kendine has özelliklerinin oluşumunda rol almakta, miktarları zeytin tipi, yetiştirme koşulları ve bölgesi, tarımsal faaliyetler, proses ve depolama aşamalarına göre değişim göstermektedir.

ARAŞTIRMACILAR
EPİDEMIYOLOJİK ARAŞTIRMALAR SONUCUNDA
BESLENMEDE YÜKSEK DOZDA POLİFENOL TÜKETİMİNİN AŞAĞIDAKİ FAYDALARI TESPİT ETMİŞTİR

1.Kalp ve Damar Hastalıkları; Kalp ve damar hastalıklarında flavonoidler lipit metabolizmasında değişim oluşturabilmekte [4], düşük yoğunlukta lipoprotein (LDL) oksidasyonunu engellemekte [5], Arteroskleroz lexyonlarını (doku bozulması) [6] Plak oluşumlarını önlemekte [7], vasküler hücrelerin  birbirine yapışmasının önüne geçmekte [8], endotel fonksiyonlarını düzenlemekte [9]   kan basıncını düşürmekte etkili olabilmektedir [10].

Kardiyovasküler (Atheroskleroz) Hastalıklar

2.Kanser Türleri; [1] ve 12. kanser hücrelerinin üremesini durdurmakta [15,16]. tümör hücrelerinin apoptozuna (programlı ölümüne) sebep olmakta [12,13,14], damar genişlemesini ve tümör hücrelerinin saldırılarını engellemektedir [17].
Natürel sızma zeytinyağı fenolleri hücre döngüsü ilerlemesini bloke eder ve mesane kanseri hücrelerinde kemoterapötik toksisiteyi modüle eder

Kanser Çeşitleri

3. Sinir Sistemindeki Arızalar; [2] dahil çok sayıda hastalığa yakalanma riskinin azalmasına yol açtığını gö İnsanlar ve hayvanlar üzerinde ve laboratuar ortamında gerçekleştirilen araştırmalarda, özellikle flavonoidler olarak tanımlanan bir grup polifenol son derece olumlu sonuçlar elde edilmiştir [3]. Bununla beraber flavonoidler aynı zamanda algılamayı güçlendirmekte ve sinir sisteminde yaşlanmaya bağlı bilinç azalmasının [11] mekembel sonuçları tespit edilmiştir.

 

SONUÇ
Zeytinyağı besinsel değerinin yanında içerdiği yüksek içerikli poifenollerin sağlık üzerine etkileri ile insan beslenmesinde önemli bir yer tutmaktadır. Çeşitli hastalık proseslerine karşı zeytinyağı biyoaktif bileşenlerinin etki mekanizmaları benzer olduğundan iyileşme sağlanan parametrelerin bu bileşenlerin sinerjistik etkisi ile gerçekleştiğini düşündürmektedir. Kalp damar hastalıkları ve kanserle ilişkili olarak ile pek çok çalışma bulunurken zeytinyağının yaşlanma, Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklar üzerine etkisi, koruma mekanizmaları hakkında çalışmalar gerekmektedir.
Bu incelemede polifenollerin vücutta oluşan hastalıklarda oynadığı rollerin ayrıntıları ve yeri geldiğinde yaşayan organizmada nasıl faaliyet gösterdikleri ele ele alınarak yapılan çalışmarın sonuçları ile birlikte bilgilendirme yapmaya çalışacağız.

KAYNAKLAR

Özçelik B., Bayram B., Tatlı A. Zeytinyağındaki Biyoaktif Bileşenler ve Sağlık Üzerine Yararları, Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü Ortak Akıl ve Güçbirliği Toplantıları Sonuç Bildirgesi,  Temmuz 2010
Anon, 2004. http://www.fda.gov/bbs/topics/news/2004/NEW01129.html 

  1. Kuriyama S., Shimazu T., Ohmori K., Kikuchi N., Nakaya N., Nishino Y., Tsubono Y., Tsuji I. Green tea consumption and mortality due to cardiovascular disease, cancer, and all causes in Japan: The Ohsaki study. JAMA. 2006;296:1255–1265. doi: 10.1001/jama.296.10.1255. [PubMed] [Cross Ref]
  2. Checkoway H., Powers K., Smith-Weller T., Franklin G.M., Longstreth W.T., Jr., Swanson P.D. Parkinson’s disease risks associated with cigarette smoking, alcohol consumption, and caffeine intake. Am. J. Epidemiol. 2002;155:732–738. [PubMed]
  3. Schroeter H., Spencer J.P., Rice-Evans C., Williams R.J. Flavonoids protect neurons from oxidized low-density-lipoprotein-induced apoptosis involving c-Jun N-terminal kinase (JNK), c-Jun and caspase-3. Biochem. J. 2001;358:547–557. doi: 10.1042/0264-6021:3580547. [PMC free article] [PubMed] [Cross Ref]
  4. Zern T.L., Wood R.J., Greene C., West K.L., Liu Y., Aggarwal D., Shachter N.S., Fernandez M.L. Grape polyphenols exert a cardioprotective effect in pre- and postmenopausal women by lowering plasma lipids and reducing oxidative stress. J. Nutr. 2005;135:1911–1917. [PubMed]
  5. Jeong Y.J., Choi Y.J., Kwon H.M., Kang S.W., Park H.S., Lee M., Kang Y.H. Differential inhibition of oxidized LDL-induced apoptosis in human endothelial cells treated with different flavonoids. Br. J. Nutr. 2005;93:581–591. [PubMed]
  6. Fuhrman B., Volkova N., Coleman R., Aviram M. Grape powder polyphenols attenuate atherosclerosis development in apolipoprotein E deficient (E0) mice and reduce macrophage atherogenicity. J. Nutr. 2005;135:722–728. [PubMed]
  7. Hubbard G.P., Wolffram S., de Vos R., Bovy A., Gibbins J.M., Lovegrove J.A. Ingestion of onion soup high in quercetin inhibits platelet aggregation and essential components of the collagen-stimulated platelet activation pathway in man: A pilot study. Br. J. Nutr. 2006;96:482–488. [PubMed]
  8. Ludwig A., Lorenz M., Grimbo N., Steinle F., Meiners S., Bartsch C., Stangl K., Baumann G., Stangl V. The tea flavonoid epigallocatechin-3-gallate reduces cytokine-induced VCAM-1 expression and monocyte adhesion to endothelial cells. Biochem. Biophys. Res. Commun. 2004;316:659–665. [PubMed]
  9. Hallund J., Bugel S., Tholstrup T., Ferrari M., Talbot D., Hall W.L., Reimann M., Williams C.M., Wiinberg N. Soya isoflavone-enriched cereal bars affect markers of endothelial function in postmenopausal women. Br. J. Nutr. 2006;95:1120–1126. [PubMed]
  10. Hodgson J., Croft K. Dietary flavonoids: Effects on endothelial function and blood pressure. J. Sci. Food Agric. 2006;86:2492–2498.
  11. Joseph J.A., Shukitt-Hale B., Denisova N.A., Bielinski D., Martin A., McEwen J.J., Bickford P.C. Reversals of age-related declines in neuronal signal transduction, cognitive, and motor behavioral deficits with blueberry, spinach, or strawberry dietary supplementation. J. Neurosci. 1999;19:8114–8121. [PubMed]
  12. Mantena S.K., Baliga M.S., Katiyar S.K. Grape seed proanthocyanidins induce apoptosis and inhibit metastasis of highly metastatic breast carcinoma cells. Carcinogenesis. 2006;27:1682–1691. [PubMed]
  13. Fabiani R., De Bartolomeo A., Rosignoli P., Servili M., Montedoro G.F., Morozzi G. Cancer chemoprevention by hydroxytyrosol isolated from virgin olive oil through G1 cell cycle arrest and apoptosis. Eur. J. Cancer Prev. 2002;11:351–358. [PubMed]
  14. Fini L., Hotchkiss E., Fogliano V., Graziani G., Romano M., De Vol E.B., Qin H., Selgrad M., Boland C.R., Ricciardiello L. Chemopreventive properties of pinoresinol-rich olive oil involve a selective activation of the ATM-p53 cascade in colon cancer cell lines. Carcinogenesis. 2008;29:139–146. [PubMed]
  15. Corona G., Deiana M., Incani A., Vauzour D., Dessi M.A., Spencer J.P. Hydroxytyrosol inhibits the proliferation of human colon adenocarcinoma cells through inhibition of ERK1/2 and cyclin D1. Mol. Nutr. Food Res. 2009;53:897–903. [PubMed]
  16. Wang W., Heideman L., Chung C.S., Pelling J.C., Koehler K.J., Birt D.F. Cell-cycle arrest at G2/M and growth inhibition by apigenin in human colon carcinoma cell lines. Mol. Carcinog. 2000;28:102–110.[PubMed]
  17. Piao M., Mori D., Satoh T., Sugita Y., Tokunaga O. Inhibition of endothelial cell proliferation, in vitroangiogenesis, and the down-regulation of cell adhesion-related genes by genistein. Combined with a cDNA microarray analysis. Endothelium. 2006;13:249–266. doi: 10.1080/10623320600903940. [PubMed][Cross Ref]

 

 

EVOO hakkında daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki linke dokunun

Abidin Tatlı Pazar Sohbeti 8 EVVO

ZEYTİNE DAİR
’’hafızalarınızı tazelemeye ne dersiniz’’

EVOO -/- POLİFENOLLER

Abidin Tatlı
Researcher Writer
Degustation, Instructor And Degustator

EVOO

Extra Virgin Olive Oil  EVOO Natürel Sızma Zeytinyağı

Birazda konuşalım mı?
İleri iterler,
Arkanıza bakarsınız,
Oda ne!
Yapayalnız kalmışsınız.
Aslında yapayalnızdınız!
Amaaaaaa
Sahte yüzler ve sahte kalabalık arkanızda belki de yanınızda sanıyordunuz.…..
Her toplantıda Natürel Sızma Zeytinyağının her şeyini konuşuruz.
Tüccar ne kadar ucuza alır ne kadar pahalıya satarım derdinde.

Sanayici işlem hacmini artırıp daha çok nasıl kazanılır derdinde.

Tağşişçi atı almış Üsküdar’ı geçmiş, en çok sesi yükselenler ise en çok içerisinde geziyor. Butikçi; 50- 200 tl/lt yağ satmaya çalışır ama 1-2 ton. Hepsi parpa olsa ne yapacak ki?
Üniversitede hocalar sırça köşklerinde,
Kamuda meslektaşlar şaşkın. Korku imparatorluğu ne zaman geçecek,
Eeeee…
İşte üç beş Donkişot üflüyor arada bir SUR’u
Biz 12 idi 15 di 20 idi konuşurken yıllardır rakiplerimiz nelerle uğraşıyor

Bakalım mı bir arşive;

Zeytinyağı markamızın yaşam damlası “Sağlıklı Natürel Sızma Zeytinyağı” adını verdiğimiz kategoriye düşmektedir. Yüksek seviyede Polifenoller içerdiği ve son dönemde yeni onaylanmış düzenleme olan “AB Sağlık Beyanı”na uygundur.
2012 yılında, Avrupa Birliği, Zeytinyağı Polifenoller ile ilgili aşağıdaki sağlık talebini onaylayarak bu kategorideki Zeytinyağlarına “Hayatın Damlası” ismini bilimsel bir kanıt olarak verdi.
Zeytinyağı Polifenollerinin tüketimi; kandaki lipitlerin, oksidatif strese karşı korunmasına katkıda bulunmaktadır.


    

               DROP OF LİFE                                              HEALTHY                                                      EVOO

Sağlıklı Sızma Zeytinyağı Nedir?
Bu özel zeytinyağı kategorisi oluşturuldu çünkü Zeytin Yağı’nın sağladığı Sağlık Faydaları ve bu konuda giderek artan araştırma ve kanıtların tüketiciye doğrudan aktarılması gerektiğine inanıyoruz. Günümüzdeki uygulamalar, bu şekilde yüksek bir Polifenol sayımı yaparak EVOO’lar ile Zeytinyağları arasında ayırım yapılmasına izin vermemektedir.
Zeytin Çeşitleri, Zeytinyağı’ndaki Polifenollerin seviyesinde en önemli rolü oynamaktadır. Araştırmalar göstermiştir ki, hemen hemen tüm zeytin çeşitleri; Extra Virgin Olive Oil üretebilmektedir. Ancak bu zeytin çeşitleri içinde, çok yüksek seviyelerde Polifenoller (yaklaşık 300 mg / kg) olduğu kanıtlanmış sadece birkaç tane zeytin çeşidi vardır; Koroneiki (Yunanistan), Coratina (İtalya) ve Cornicabra (İspanya) bunlardan bazılarıdır. Geleneksel olarak düşük Polifenol sayımı olan çeşitler ise; Arbequina (İspanya) ve Sevillano (ABD) dur.

Sağlıklı EVOO için Polifenoller Aralığı
Mevcut kabul edilen standartlar, ele almaya çalıştığımız istisnai Zeytinyağı kategorilerini tanımlamada yetersizdir. Zeytin Çeşitliliği, Arazi, Hava, Hasat ve Öğütme uygulamalarının Polifenol seviyelerini etkilediği göz önüne alındığında, Zeytinyağlılarından sağlık bakımından fayda sağlayabilmek ve AB Sağlık Beyanı’na uygun kalitede olması için tüm Ekstra Sızma Zeytin Yağ (EVOO) ‘ları yüksek seviyede Polifenollere sahip olması gerekmektedir. Araştırmalar, Sızma Zeytin Yağı’nın 50 – 800 mg/ kg arasında değişebilen bir Doğal Polifenol seviyesine sahip olduğunu göstermiştir. Ortalamada, EVOO’lar (en yüksek kaliteli zeytinyağı) 100-250 mg / kg polifenol içeriğine sahiptir.
Zeytinyağındaki Polifenol seviyesi Avrupa Birliği Sağlık Beyanına uygun (300 mg/kg civarında) Sızma Zeytinyağı, Sağlıklı Extra Virgin Olive Oil diye adlandırılır.

Polifenoller ve Acılık
Polifenoller Zeytinyağındaki acı ve keskin lezzetleri beraberinde getirir, zeytinin ağaçtan alınamaması ve yenilmesinin temel nedenlerinden biri de acı olmasıdır. Polifenoller, meyve henüz yeşil iken, zeytin meyvesinde en yüksek seviyededirler ve eğer bu zeytini ağaçtan tatmayı denerseniz, en yüksek seviyedeki acılığı fark edebilirsiniz. Zeytin tamamen olgunlaştıkça ve ağaçtan düştüğünde daha acı olur. Bu nedenle, yüksek seviyede polifenollere sahip zeytin yağlarının tadının daha fazla acı olması bu durumun nedenini daha net açıklamaktadır.

Dünyadan Sağlık İddiaları
Amerika Birleşik Devletleri’nde, Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) 2004 yılında Zeytinyağı ile ilgili aşağıdaki sağlık talebini onaylamıştır:
Pek çok epidemiyolojik, biyokimyasal, farmakolojik çalışma zeytinyağı bileşenlerinin oksidatif stresin neden olduğu hastalıklarda etkili olduğunu göstermiştir. Zeytinyağının özellikle kalp sağlığı üzerine etkileri bilinmektedir ve bu yüksek oranda içerdiği tekli doymamış yağ asitlerine bağlanmaktadır. FDA (Food and Drug Administration), 72 klinik çalışma sonucunda 2004 yılında zeytinyağı etiketlerinin üzerine iki yemek kaşığı (23 g) günlük zeytinyağı tüketilmesinin içerdiği tekli doymamış yağ asitlerinden dolayı koroner kalp hastalıkları riskini azaltacağı şeklinde bir ifade konulmasına izin vermiştir (Anon, 2004). Ancak zeytinyağı antioksidan aktivite, iltihaplanmayı önleme, kolesterol ve kan basıncını düşürme gibi farklı etki mekanizmaları ile çeşitli hastalıkların oluşumunda rol alan patolojik proseslerde etkili olan farklı bileşenlerden oluşmaktadır. Bu olası faydayı elde etmek için zeytinyağı, benzer miktarda doymuş yağın yerini almakta ve bunu günlük tükettiğimiz toplam kalori miktarını arttırmadan sağlamaktadır.”
Ne dersiniz?
Şapkayı önümüze koyup biraz düşünelim mi?
Saygılarımla,

KAYNAKLAR
http://www.zeytinagacidergisi.com/saglik/biz-12-idi-15-di-20-idi-konusurken-yillardir-rakiplerimiz-nelerle-ugrasiyor-8160

 


BORDO BULAMACI hakkında daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki linke dokunun

Bordo Bulamacı PDF

ZEYTİNE DAİR
’’hafızalarınızı tazelemeye ne dersiniz’’

BORDO BULAMACI

Abidin Tatlı
Researcher Writer
Degustation, Instructor And Degustator

BORDO BULAMACI

 

Giriş

Bordo bulamacı, patojenlere karşı esas toksik madde olan bakır iyonlarını içeren ve asit karakterli bakırın ph’sını nötürleştirerek, fitotoksik etkiyi gidermek amacıyla kireç katılarak kullanılan ve kolay hazırlanabilen koruyucu bir ilaçtır. Yani göztaşı (bakır sülfat % 98) ve kireç kullanarak hazırlanan bir karışımdır.
Bordo bulamacı çok sayıda fungal ve bakteriyel hastalığa karşı kullanılan bir tarım ilacıdır. Özellikle sonbaharda hasattan sonra ve ilkbaharda çiçek gözleri uyanmadan önce zeytin ağaçlarına bordo bulamacı uygulandığında, ertesi yıl olabilecek potansiyel hastalıklara karşı etkili ve ekonomik bir mücadele yapılmış olunur.
Sonbahar ve ilkbaharda bordo bulamacı kullanılmadan fungal ve bakteriyel hastalıklarla mücadelede tam başarıya ulaşmak mümkün değildir.
Bordo bulamacı kullanıma hazır halde bayilerinde bulunabileceği gibi, göztaşı (bakır sülfat) ve kireç ile hazırlanıp kullanılması da mümkündür. Ancak hazır bordo bulamacı kullanılması halinde kullanma dozunun önceden iyi bilinmesi gerekir. 

1.Bordo Bulamacı Hazırlama Tekniği
Bordo Bulamacı, Plastik Veya Ahşap Kaplar Tercih Edilerek Hazırlanmalıdır Asit Karakteri Nedeniyle Teneke Veya Madeni Kaplarda Hazırlanması İyi Sonuç Vermemektedir.

2.Bordo Bulamacının Hazırlanması
Bordo Bulamacının Dozu Kullanılacağı Zamana Göre Değişmektedir. Meyve Ağaçlarına Sonbahar Ve İlkbaharda Uygulanacak Koruma Amaçlı Genel Kullanım Dozları % 1 Ve % 2’liktir.

2.1. %1’lik Bordo Bulamacının  Hazırlanışı
100 Litre Bordo Bulamacı Hazırlamak İçin Gerekli Olan Madde Ve Malzemeler Şunlardır.
Öncelikle 50 Ve 100 Litrelik Olmak Üzere İki Ayrı Varile İhtiyaç Vardır. 50 Litrelik Varilde 1 Kg. Göztaşı Eritilir. Bakır Sülfat Suda Zor Çözündüğü İçin 24 Saat Önce Suya Bırakılmalıdır. Şayet Suda Hemen Çözünmesi İstenirse, Toz Haline Gelinceye Kadar Öğütülmesi Gerekmektedir. ½ Kg. Sönmemiş Kireç, Başka Bir Yerde Azar Azar Dökülen Ilık Suda Eritilerek Söndürülür. Daha Sonra 100 Litrelik Diğer Varile Süzülerek Aktarılır Ve Su İlâvesi İle 50 Litreye Tamamlanır. Daha Önce Hazırlanan 50 Litrelik Göztaşı Eriyiği İse 100 Litrelik Varilde Bulunan 50 Litre Kireçli Su Üzerine Yavaşça Dökülür Ve Devamlı Olarak Ağaç Sopa Yardımı İle Karıştırılmak Suretiyle Çivit Mavisi Renginde Bulamaç Elde Edilir. Böylece % 1’lik 100 Litre Bordo Bulamacı Hazırlanmış Olur.

Şekil 1. 100 Litrelik Bordo Bulamacı İçin, Göztaşı ve Kireç Eriyiklerinin Hazırlanması

Şekil 2. Bordo Bulamacının Hazırlanması

Bordo Bulamacının Hazırlanmasındaki Son Aşama İse, Hazırlanan Göztaşı Eriyiğinin Kireç Eriyiği Üzerine Dökülmesidir.  Şayet Kapta Eksiklik Görülürse Normal Su İlave Edilerek 100 Litreye Tamamlanır. Kireçli Su Kesinlikle Göztaşı Eriyiği Üzerine Dökülmemelidir.

2.2. Diğer Oranlarda Bordo Bulamacının  Hazırlanışı

%.1, %1.5, %2, %3, %4 Ve %5’lik 100 Litre Bordo Bulamacı Hazırlamak İçin Gerekli Madde Ve Malzemeler Aşağıda Verildiği Şekildedir.

%    1’lik Bordo Bulamacı İçinÞ         1,000 G. Göztaşı Ve 0,500 G. Sönmemiş Kireç
% 1.5’luk Bordo Bulamacı İçinÞ        1,500 G. Göztaşı Ve 0,750 G. Sönmemiş Kireç
%    2’lik Bordo Bulamacı İçinÞ         2,000 G. Göztaşı Ve 1,000 G. Sönmemiş Kireç
%    3’lük Bordo Bulamacı İçinÞ        3,000 G. Göztaşı Ve 1,500 G. Sönmemiş Kireç
%    4’lük Bordo Bulamacı İçinÞ        4,000 G. Göztaşı Ve 2,000 G. Sönmemiş Kireç
%    5’lik Bordo Bulamacı İçinÞ         5,000 G. Göztaşı Ve 2,500 G. Sönmemiş Kireç

Ancak Sönmemiş Kireç Yerine Sönmüş Kireç Kullanılmak İstenirse, Yukarıda Verilen Kireç Miktarı İki Katına Çıkartılmalıdır.

3.Bordo Bulamacının Kontrolü
Usulüne Uygun Olarak Hazırlanan Bordo Bulamacının Hafif Mavi Renkte, Nötr Veya Alkali Olması Arzu Edilir. Kirecin Az Olması Ya Da Kalitesiz Olması Durumunda İse Kontrol Yapılmazsa Fayda Yerine Zararlı Olacağı Asla Unutulmamalıdır. Ayrıca Tek Başına Kullanıldığında Göztaşı Eriyiğinin Oldukça Yakıcı Olduğu Ve Bu Nedenle Dikkatli Olunması Gerektiği Unutulmamalıdır.  Bu Amaçla Yani Asitliği Gidermek İçin İse Kireç Kullanılmaktadır.

3.1. Kireç Oranı Kontrolü
Hazırlanan Bulamaçtaki Kireç Miktarının Az Ya Da Çok Olduğunu Anlamak İçin “Turnusol” Kağıdı” Veya “Fenolftalein”Li Kağıt Kullanılmaktadır. Bordo Bulamacına Batırılan;

Kırmızı “Turnusol” Kağıdı        ►Mavi;

Beyaz “Fenolftalein”Li Kağıt  ►Kırmızı   Renk Aldıkları Takdirde Bordo Bulamacı İyi Hazırlanmış Demektir.
Eğer Beyaz “Fenolftalein”Li Kağıt Beyaz Renkte Kalırsa Bulamaca Bir Miktar Daha Kireçli Su İlave Edilmelidir.

3.2.Çivi İle Muayene
Diğer Bir Pratik Yöntem İse Çivi İle Yapılan Kontroldür. 3-5 Cm Uzunluğundaki Passız Çivi Yarısına Kadar Bordo Bulamacının İçerisine Batırılarak 5 Dakika Bekletilir. Asit Karakterli Bulamaçlarda Çivinin Çözeltiye Giren Kısmı Esmer Kırmızı Bir Renge Dönüşmektedir. Bu Tip Bulamaçlara Bir Miktar Daha Kireçli Su Vermek Gerekmektedir. Nötr Ve Hafif Kalevi Eriyiklerde İse Çivinin Renginde Bir Değişim Söz Konusu Olmamaktadır.
Eğer Bu Şekilde Tavsiye Edilen Kontrol Metodu Uygulanmayacaksa Hazırlanan Bordo Bulamacına Kireç Daima Tavsiye Edilen Miktardan Biraz Fazla Katılmalıdır. Çünkü Kireç, İçerisinde Taş Gibi Bazı Yabancı Maddeleri İhtiva Edebilmektedir. Esasen Kirecin Biraz Fazla Oluşunun Da Hiçbir Zararlı Etkisi Yoktur. 

4.Bordo Bulamacı Hazırlanırken Ve Kullanırken Dikkat Edilecek Hususlar
1.Bordo Bulamacı Hazırlanırken Demir Ve Saç Gibi Metal Kaplar Kullanılmamalıdır.
2.Bordo Bulamacı Hazırlanırken Daima Kireçli Suyun Üzerine, Göztaşı İle Eritilmiş Su İlave Edilmelidir. Aksi Takdirde Karışım İstenilen Şekilde Olmayacaktır.
3.İlaçlama Tankına Sönmüş Kireç Eriyiği Ve Göztaşı Eriyiği Boşaltılırken Süzgeçten Geçirilmesi Gerekir. Sönmemiş Kireç Kullanılıyor İse Eritildikten Sonra Mutlaka Süzülmelidir. Eğer Eriyik İçerisinde Erimeyen Taş, Toprak Vb. Kalmışsa Kalan Miktar Kadar Kireç Tartılıp Tekrar Eritilmelidir. Ayrıca Süzgeç Kullanılmaz İse Bazı Artık Parçacıklar İlaçlama Aletinin Memesinin De Tıkanmasına Neden Olmaktadır.
4.Ağacın Üst Dallarından Başlayarak Alta Doğru Aşırıya Kaçmadan, Boş Ve Kuru Dal Kalmadan Yıkama Şeklinde Tüm Gövde İlaçlaması Yapılmalıdır.
5.Hazırlanan İlacın En Geç Bir Gün İçinde Kullanılması Tercih Edilmelidir.
6.Bordo Bulamacı Atıldıktan Sonra İlaçlama Aleti Temizlenmelidir.
7.Bordo Bulamacı İnsektisit, Fungusit Ve Akarisitlerle Kesinlikle Karıştırılmamalıdır.
8.Yağmurlu, Donlu Ve Rüzgârlı Günlerde İlaçlama Yapılmamalıdır.
9.İlaçlama Yapıldıktan Sonra 10 Saate Kadar Yağmur Yağarsa İlaçlama Tekrarlanmalıdır.
10.Etmeni Bakteri Ve Fungus Olan Hastalıklarda, Etmen Ağaç Gövdesine Kolaylıkla Girebilecektir. Bu Nedenle Daha Çok Yara Yerleri, Çiçek Gözleri Ve Yaprak Gözleri İlaçlanarak Hastalığın Ağaca Girişi Engellenir. Bazı Hastalıkların, Bulaştıktan Sonra Tedavisi Mümkün Değildir.

5.Bordo Bulamacının Muhafazası
Bordo Bulamacı Muhakkak Kullanılacağı Zaman Hazırlanmalıdır. Eğer Bordo Bulamacı Hazırlandıktan Sonra Hemen Kullanılmayacaksa 100 Litrelik Bulamaca 200 Gr Pekmez Veya Şeker Konulur. Böylece 15-20 Gün Daha Muhafaza Etmek Mümkündür. Ayrıca Pekmez Ve Şeker İlacın Bitkiye Daha İyi Nüfuz Etmesini Sağlayarak Etkili Sonuç Alınmasına Neden Olmaktadır.

6.Bordo Bulamacının Zeytin Bahçelerinde Kullanımı Ve Zamanı
Armillaria Kök Çürüklüğü Hastalığına Karşı Hastalık Yeni Başlamış İse Hasta Kökler Kesilip Kazındıktan Sonra Bu Yerlere %5 Lik Bordo Bulamacı,%2’lik Göztaşı, %5’lik Karaboya İlaçlarından Biri Fırçayla Sürülür Ve İlaç Kuruduktan Sonra Üzeri Aşı Macunu İla Kapatılır. Diğer Bir Alternatif Olarak İse 750 Gram Ardıç Katranı Ve 250 Gram Göztaşı Sürülür.
Zeytinde Halkalı Leke Hastalığına Karşı Zeytinler Sürgün Vermeden Önce Şubat Ayında % 1.5’luk, Zeytin Ağaçları Çiçek Açmadan Önce İse Nisan Ayında %1’lik Bordo Bulamacı Uygulanır.

Zeytin Dal Kanseri Hastalığına Karşı;
1.İlaçlama; Aralık Sonunda Hasattan Hemen Sonra
2.İlaçlama; Şubat Sonunda Dolu Ve Don Zararından Sonra
3.İlaçlama; İlkbahar Yağmurları Başlamadan Önce
4.İlaçlama; Sonbahar Yağmurları Başlamadan Önce Yapılır.
1., 2. ve 4. İlaçlamalarda %2 lik,  3. İlaçlamada %1’lik Bordo Bulamacı Uygulanır.

Genel Olarak Sonbaharda Hasattan Sonra Ve Kışın  % 2, % 3, % 4′ Lük Ve Daha Fazla Oranda Kullanılır. İlkbaharda Ağaçların Meyve Gözleri Patlamadan Önce Ve Yazın % 0.5, Ve %1.5’lik Bordo Bulamacı Kullanılır.

7.Sonuç
Sonuç Olarak; Bordo Bulamacı Zeytinde Sorun Olan Dal Kanseri Ve Halkalı Leke Hastalıkları Gibi Mantar Ve Bakteri Hastalıklarının İlacıdır. Bu Nedenle Zeytin Bahçelerinde Hasat Yapıldıktan Sonra Zeytin Ağaçlarına Koruma Amacı İle Bordo Bulamacı Uygulanması Tavsiye Edilir. Özellikle Hasat Sırasında Sırık Kullanmış Olan Üreticilerimizin Ağacın Gövde Ve Dallarında Açmış Olabilecekleri Yaralanmalar Ve Zedelenmeler Nedeniyle Kesinlikle Bordo Bulamacı Kullanması Tavsiye Edilmektedir.
Bordo Bulamacının Hasat Sonrasından İtibaren 30 Gün Ara İle Birkaç Kez Uygulama Yapılmasında Çok Büyük Yararlar Vardır. Kış Mevsimi İçerisinde Oluşabilecek Olumsuz Hava Koşullarına Ve Dona Karşı Ağacımızın Bir Nevi Sigortası Olmaktadır.
Bordo Bulamacı Kışın Ağacımızı Dondan Koruduğu Gibi, Yazında Kuraklığa Karşı Dayanıklılık Kazandırmaktadır.
Tüm Bu Olumlu Özelliklerinin Yanı Sıra Dikkat Edilmesi Gereken Hususları İse Kısaca Şu Şekilde Özetleyebiliriz.
Dozunun Ve Zamanının İyi Ayarlanması Gerekmektedir.
Ortalama Sıcaklıklar Yaklaşık 20 ºc’ye Yaklaştığında Bordo Bulamacı Kullanılmamalıdır.
Dozu İyi Ayarlanmadığı Takdirde Zeytinlerimizde ve Zeytinyağlarımızda Kalıntı Sorunu Oluşturabilmektedir.

Zirai İlaçlar Amaç Dışı Kullanılmamalıdır

Kaynaklar
http://abidintatli.com.tr
http://www.abidintatli.com.tr
http://olivasa.com.tr
www.azm.gov.tr
www.azmma.gov.tr
www.kkgm.gov.tr
www.tagem.gov.tr
www.tarim.gov.tr
www.zeytincilik.info
Tatlı, A. 2009. Zeytin Bahçelerinde Zirai Mücadele. 314 Sf. Lazer Ofset. Ankara.

Yayımlanan Linkler

http://abidintatli.com.tr/bordo-bulamaci
http://www.zeytinagacidergisi.com/mansetler/teknik-bakis;-bordo-bulamaci-9185
http://apelasyon.com/Yazi/73-bordo-bulamaci