YABİTED 1. Bitkisel Yağ Kongresi 12-14 Nisan 2012 Adana Hilton’sa Adana’da. Yapıldı

 Ekrem PAKDEMİRLİ – YABİTED Birinci Ulusal Yağ Kongresi

Yağ Bilimleri ve Teknolojileri Derneği Adana ilimizde Perşembe, Cuma günü süresince Türkiye 1. Yağ Sanayi Kongresi düzenledi. Türkiye’nin her tarafından yağ üreticileri, yağ ile ilgilenen bilim adamları ve Tarım Bakanlığı’ndan katılımcılar vardı. Bana göre kusursuz bir kongre düzenlemiş olduğu için dernek yöneticilerine teşekkür ediyorum. Kongrenin okuyucumuza yansıtılacak basit özeti şöyle olabilir. 
Türkiyede nadas ve münavebe ürünü olarak yağlık tohum üretimi yapsak bu sektörün net 2.2 milyar $’lık dış ticaret açığı kapatılır. Bu para Türk köylüsüne aktarılır. Bazı iyi tasarlanmış teşvikler ile ihtiyaçtan fazla ekimi yapılan tahıl üretimi yerine yağlı tohum ekimi yapılabilir.
Ege Denizi kıyı şeridinde 100 kilometre derinlikte bulunan çıplak dağlar zeytin ağaçları ile hem yeşillenir ve hem de yarının en önemli yağı olan zeytinyağı ihracat ürünümüz arasına girebilir.
Yağ üretiminde koku alma sürecinde yüksek ısı (240®C) gerektiğinden kansorejen ürünler ortaya çıkmaktadır. Ancak bu kansorejen ürünlerin hangi dozunun insan sağlığı yönünden tehlikelidir bilinmiyor. Araştırmalar devam ediyor.
Düşük sıcaklıkta yapılacak koku giderme işlemi, bu tür kansorejen madde üremesini büyük çapta ortadan kaldıracaktır.
Nano teknolojinin yağ sanayine uygulanması yakındır. Yağ tüketilmesine rağmen vucutta yağlanma olmayacak,
Yeni yeni yağ türlerinden, “kahve telvesi yağı”, “turunçgillerin çekirdeğinden elde edilen yağın” sofralık olarak kullanılması,
Kızartmada kullanılan yağların, mutfaktan çekilip, biyodizel yapılması. Bunun için ÖTV ve biyodizel kullanımının zorunlu kullanma tarihinin öne çekilmesi
Argan yağının kullanımı halinde karşılaşılacak mucizeler
Kabak çekirdeği yağının uzun raf ömrü
Menengüç ve antep fıstığı yağ kullanmanın faziletleri
Zeytin yağı ve zeytin üretiminde en büyük maliyet unsuru olan toplama işçiliği ücretinin yağ bedelinin üçte ikisine ulaşmış olduğu, eğer hasatta mekanizasyona gidilmez ise üç dört yıl sonra eski zeytin plantasyonlardan zeytinin toplanmayacağı ve zeytini üç dört yıl toplanmayan ağaçların ürün vermez durumuna gireceği,
Uzun uzun anlatıldı . Taraflar bir çok konuda ayni sonuç ve fikirler etrafında birleşti. Çok verimli ve doyurucu geçen kongrenin bildirilerinin Yağ Bilimi ve Teknolojisi Derneği (YABİTED)’nden temin edebilir.

22 Nisan’da geçirdiği trafik kazası sonucu vefat eden zeytincilik sektörünün duayen isimlerinden Hasan Köşklü Memleketi Aydın’da anısına düzenlenen ‘Ortak Akıl ve Güç Birliği Toplantısı’nda anıldı. Zeytindostu Derneği’nin düzenlediği toplantıda pek sorun  ve talep masaya yatırılırken son dönemin yükselen talebi zeytine prim konusu da yeniden yüksek sesle gündeme getirildi.

15. Ortak Akıl ve Güçbirliği Toplantısının bir vefa örneği olarak da dikkat çekti. Köşklü’nün anıldığı toplantıda ayrıca sektöre emeği geçen pek çok isim de bir araya gelmiş oldu. Zeytindostu Derneği ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği geçmiş dönem başkanları da toplantıda sektör temsilcilerini yalnız bırakmadılar. Toplantıyı Zeytindostu Derneği eski Başkanı Abidin Tatlı ile Doç. Dr. Renan Tunalıoğlu birlikte yönettiler.

Aydın Ticaret Borsası Konferans Salonu’nda düzenlenen 15. Ortak Akıl ve Güçbirliği Toplantısı Hasan Köşklü anısına gerçekleştirildi. Zeytindostu Derneği’nin organize ettiği, Aydın Ticaret Borsası ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin işbirliğinde, Polat Makine, Akhisar Ticaret Borsası ve Armin Çevre sponsorluğunda düzenlenen 15. Ortak Akıl ve Güçbirliği Toplantısı’na Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger, Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, Aydın Ticaret Borsası Başkanı Adnan Bosnalı, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, Akhisar Ticaret Borsası Başkanı Alper Alhat, Zeytindostu Derneği Başkanı Murat Çetin, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Geçmiş Dönem Başkanı Ali Nedim Güreli, Zeytindostu Derneği geçmiş dönem başkanları Abidin Tatlı ve Mustafa Alhat ile Hasan Köşklü dostları katıldı.

BAŞKAN ÇETİN: DAHA ANLAMLI

Zeytindostu Derneği Başkanı Murat Çetin, 15. Ortak Akıl ve Güçbirliği Toplantısı’nın diğer 14 ortak akıl toplantısından daha farklı bir anlam taşıdığını dile getirdi. Murat Çetin konuşmasında şunları söyledi;

“Bu toplantımız manevi yönü daha ağır basan bir toplantı. Derneğimizin kurucularından, Ortak akıl toplantılarının fikir babası ve moderatörü, herkes tarafından sevilen ve herkesin takdirini kazanmış örnek bir insan, bilgisiyle, duruşuyla tam bir beyefendi, Aydın’ın efelerinden ‘Tekeli İsmail Efenin’ torunu, şahsım adına tanımaktan onur duyduğum 5 an önce elim bir trafik kazası sonucu aramızdan zamansız ayrılan hepimizin ağabeyi Hasan Köşklü’yü tüm Zeytindostu camiası adına bir kez daha hasretle, rahmetle ve minnetle anıyorum”

EZZİB BAŞKANI ZEYTİNE PRİM İSTEDİ

15. Ortak Akıl ve Güçbirliği Toplantısı’nda konuşan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Davut Er, Hasan Köşklü’yü andıktan sonra zeytine prim talebini dile getirdiği konuşmasında şunları söyledi;

“Sofralık zeytine 0,50 TL, zeytinyağına ise 2.5 TL düzeyinde destek sağlanması gerektiğini düşünmekteyiz. Sofralık zeytine prim desteği sağlandığı takdirde, üretilen miktarın tamamı kayıt altına alınabilecektir. Yaşlı ağaçların budama yöntemi ile gençleştirilmesi ve mümkün olan yerlerde sulama, gübreleme gibi verimi arttırma amaçlı projeler hazırlanıp, hayata geçirilmelidir. İspanya 330 milyon ağaçla 1 milyon 500 bin ton yağ üretirken, biz 170 bin ağaçla 200 bin ton zeytinyağı üretiyoruz. Verimliliğimizi arttırmalıyız.“

VALİ KÖŞGER: AYDIN BİR MERKEZ

Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger, Aydın’ın zeytin ve zeytinyağı üretiminde Türkiye’de lider ülke olduğunu, organik zeytin ve zeytinyağı üretiminde de önemli merkezlerden biri olduklarını, zeytin ve zeytinyağının hak ettiği değere ulaşması için çalışma yapacaklarını, sağlıklı nesiller için gıdanın stratejik öneme sahip olduğunu dile getirdi.

ADNAN BOSNALI’DAN ANMA

Aydın Ticaret Borsası Başkanı Adnan Bosnalı, zeytincilik sektörünün sevilen ismi merhum Hasan Köşklü anısına düzenlenen Ortak Akıl Toplantısına evsahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.

ALHAT DA “ZEYTİNE PRİM” DEDİ

Akhisar Ticaret Borsası Başkanı Alper Alhat ise, tane zeytine prim talebinde belli noktaya gelindiğini, kısa sürede sonuca ulaşmayı beklediklerini kaydetti.

AK PARTİLİ ERDEM: 2 MİLYON DELİCE AŞILANDI

Hükümet olarak zeytin ağacı dikme ve yetiştirme konusunda ciddi teşvikler verdiklerini ifade eden AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem de 2015 yılından bu yana Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından yaklaşık 2 milyon delice zeytin ağacının aşılamasının yapıldığını söyledi.

Hasan Köşklü’nün ağabeyi Nuri Köşklü da Köşklü ailesi adına organizasyon için teşekkür etti.Etkinlik kapsamında zeytinyağı tadımı da yapıldı.

Soldan: Zeytindostu Derneği geçmiş dönem başkanları Abidin Tatlı, Mustafa Alhat ile Zeytindostu Derneği Başkanı Murat Çetin…

Abidin Tatlı Plaketini Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği geçmiş dönem başkanlarından sektörün tanınan sanayicilerinden Ali Nedim Güreli’nin  elinden aldı.

ZEYTİNYAĞI MERKEZİNDE DEV BULUŞMA

Zeytin ve zeytinyağı sektörünün mevcut ve öncelikli sorunları belirlemek ve çözümleri için yol haritası oluşturmak için Zeytindostu Derneği tarafından düzenlenecek 15. Ortak Akıl ve Güçbirliği Toplantısı Aydın Ticaret Borsası’nın evsahipliğinde 22 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek. Tüm sektör paydaşlarının katılması beklenen toplantıda önemli mesajlar verilecek. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bir çalıştay düzenlemesi için çağrıda da bulunulacak.

Zeytindostu Derneği tarafından sekiz yıldır düzenlenen ortak akıl toplantılarının 15’incisi Aydın Ticaret Borsası, Ege İhracatçı Birlikleri, Akhisar Ticaret Borsası, Polat Makine ve Armin Çevre sponsorluklarında 22 Eylül Cuma günü Aydın Ticaret Borsası Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz Nisan ayında geçirdiği trafik kazasında yaşama veda eden Aydınlı tanınmış zeytin üreticilerinden,  Zeytindostu Derneği Kurucu üyesi ve ortak akıl toplantılarının fikir babası Hasan Köşklü anısına düzenlenecek toplantıda sektörel sorunların ortak akılla tespit edilmesinin ardından çözüm yolları belirlenecek. 

ZEYTİNCİLİK YASASI DA KONUŞULACAK

Üç ay önce yasa tasarısı ile değiştirilmek istenmesi sonucu ülke gündemine oturan Zeytincilik Yasası’nın ve sektörün son 10 yılının konuşulacağı iki oturumdan oluşacak toplantının ardından Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na tüm sektörü kapsayacak bir çalıştay düzenlemesi çağrısı yapılacak.

İl bazında yaklaşık 25 milyon zeytin ağacı varlığıyla bu alanda ülkemizde ilk sırayı alan Aydın’da yapılacak toplantıyla ezber bozarak, zeytincilik açısından kritik öneme sahip pek çok konuyu tartışmaya açmak istediklerini söyleyen Zeytindostu Derneği Başkanı Murat Çetin şu değerlendirmede bulundu;

“Öncelikle 9 yıldır düzenlediğimiz sektörel aklı sistemli hale getiren ortak toplantılarının fikir babası ve moderatörü Hasan Köşklü’yü anıyoruz. Sektörü ve protokolü buluşturacak toplantımıza yoğun bir katılım bekliyoruz. Malum üç ay önce zeytinlikleri ve sektörümüzü ilgilendiren bir yasa tasarısını engelledik. Dolayısıyla Zeytincilik Yasası’nı da ele alacağız, tartışmaya açacağız. Sonuç itibariyle bakanlık tarafından tüm sektörü kapsayan bir çalıştay düzenlenmesini sağlamak istiyoruz. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımıza ortak bir çağrıda bulunacağız. Daha önce zeytin ve zeytinyağı üreticisi çeşitli bölgelerde düzenlediğimiz 14 ortak akıl ve güçbirliği toplantısında öne çıkan sorunların bugün ne aşamada olduğunu kıyaslayarak, başarılı veya başarısız olunan konuları belirleyeceğiz. Zeytin ve zeytinyağında son 10 yılı inceleyeceğiz. Organizasyona destek olan tüm sponsor kuruluşlara teşekkürlerimi sunuyorum.”

Moderatörlüğünü Zeytindostu Derneği eski Başkanlardan Abidin Tatlı ile Doç. Dr. Renan Tunalıoğlu’nun yapacağı toplantının ertesi günü (23 Eylül Cumartesi) ise zeytinlik,  zeytinyağı tesisi ile eski dönemlere ait zeytin işleme araç gereçlerinin sergilendiği Oleatrium Müzesi’ni(Kuşadası) kapsayan bir gezi düzenlenecek.  

ORTAK AKIL VE GÜÇBİRLİĞİ TOPLANTILARI HAKKINDA

Zeytindostu Derneği tarafından 2009 yılından bu yana düzenlenen zeytin ve zeytinyağı sektörü ortak akıl ve güç birliği toplantılarıyla sektörel sorunların tespit edilerek çözüm yollarının araştırılması amaçlanıyor. Her biri zeytinciliğiyle ya da bu alandaki potansiyeliyle öne çıkan farklı merkezlerde düzenlenen toplantılar sektör temsilcileri, paydaşları ile mülki amirler ve bürokratları da bir araya getirme özelliğini taşıyor. Bu güne dek sırasıyla İzmir, Gemlik, Edremit, Adana, Nizip, Mut, Mardin, Çanakkale, Yatağan, Antalya, Gaziantep, Aydın, Akhisar ve Altınözü’nde (Hatay) olmak üzere 14 kez gerçekleştirilen toplantıların 15’incisi 22 Eylül Cuma günü Aydın Ticaret Borsası Toplantı Salonu’nda yapılacak.

Zeytin Ağacı http://www.zeytinagacidergisi.com/mansetler/zeytincilik-sektoru-aydinda-bulusuyor-8123

Hürriyet Gazetesi http://www.hurriyet.com.tr/zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-aydinda-bulusuyor-40582360

Milliyet  Gazetesi http://www.milliyet.com.tr/zeytin-icin-ortak-akil-toplantisi-yapilacak-aydin-yerelhaber-2283541/

Beyaz Gazete http://beyazgazete.com/haber/2017/9/18/zeytin-icin-ortak-akil-toplantisi-yapilacak-4080090.html

Aydın Denge http://www.aydindenge.com.tr/ekonomi/18/09/2017/zeytinyagi-sektoru-aydinda-bulusuyor

Aydın Post http://www.aydinpost.com/aydinda-zeytin-icin-ortak-akil-toplantisi-yapilacak-283062h.htm

Gözlem Gazetesi http://www.gozlemgazetesi.com/HaberDetay/21/178762/zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-aydinda-bulusuyor.html#.WcAf10t_q7Y

Ticaret Gazetesi http://www.ticaretgazetesi.com.tr/zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-aydinda-bulusuyor

Haberler com https://www.haberler.com/zeytin-icin-ortak-akil-toplantisi-yapilacak-10039638-haberi/

BORSA GÜNDEM http://m.borsagundem.com/anlik-borsa-haberleri/20170918131512

Metropolis Haber http://www.metropolishaber.com/ekonomi/zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-aydinda-bulusuyor-h550.html

Manisa’da Bir Gün http://www.manisadabirgun.com/genel/zeytin-icin-ortak-akil-toplantisi-yapilacak-h52094.html

Manisa Kent Haber http://www.manisakenthaber.com/genel/zeytin-icin-ortak-akil-toplantisi-yapilacak-h27867.html

Son dakika com https://www.sondakika.com/haber/haber-zeytin-icin-ortak-akil-toplantisi-yapilacak-10039638/

Ata yatırım https://www.atayatirim.com.tr/haber-detay–2312339.html

Ülke com tr http://www.ulke.com.tr/aydin/859685-zeytin-icin-ortak-akil-toplantisi-yapilacak

Yeni Bakış Gazetesi (İzmir) http://yenibakis.com.tr/zeytincilik-yasasi-icin-calisacaklar/

Tarım com tr http://tarim.com.tr/Haber/38145/Zeytinyagi-nda-Ortak-Akil-ve-Gucbirligi-Toplantisi.aspx

Sanal Basın http://www.sanalbasin.com/zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-aydinda-bulusuyor-21283433

HAYATA DAİR

PAZAR RESİTALİ

Bayram Sohbeti

’’hafızalarınızı tazalemeye ne dersiniz’’

Abidin Tatlı
Researcher Writer
Degustation, Instructor And Degustator

Makalenin Orjinalini indirmek ya da okumak için lütfen aşağıdaki linke dokunun

Bayrama Dair, Pazar Sohbetleri PDF

Öyle Bir Şey

Hani var ya özlemek
Burnun direği sızlar
Dilin peltek olur
İki damla kan damlar gözlerden
Ama asla belli etmezsin
Bu da hasreti
Hasretle kavuşamamayı anlatır
Aklına gelir ve bütün belleğin donar
Ya bir başka bayram yoksa
Ya o bayramda sen
Ve işte öyle bir şey
Bir ömürde bayram tadında bayramı bilemeyenlere…

Sessizlik de bir çeşit konuşma sanatıdır

Bir çift laf edelim mi?
Haydi haydi edelim edelim.
Bak, hiç zor olmayacak.
Senin de konuşmaya ihtiyacın var benim de.
O zaman niye konuşamıyoruz ki? Ekonomik, sosyal, hukuki, siyasi, ahlaki, ruhi bir takım sonuçları olmasından korkuyorsun, sen de.
Haksız sayılmazsın maalesef. Keşke haksız olsaydın.
Ne yani konuşamayacak mıyız? Konuşmayı da başaramazsak tek kişilik dünyada yaşamaya mahkum olursak geriye ne kalır ki…
Tamam bu seferlik sen dinle, yalnız ben konuşayım.
Üstelik de bu konuda konuşayım.
Nasıl konuşulur?
Birbirimizi ziyarete gider bizde veya sizde konuşabiliriz.
Olmazsa bir yerde oturur bir şeyler yer, içer, öyle konuşuruz.
İş çıkışı serviste veya otobüste konuşuruz.
Arabada da olabilir.
O da olmadı telefonla, WhatsApp’la, bip’le, skype’la, viber’la … falan konuşuruz.
Sizce bunlardan hangisi kolay?
Bence hiç biri kolay değil.
Konuşmamızın önünde o kadar çok engel var ki…
Susturanlar; çığlık çığlığa bağırmaya devam etsinler…

Bayram’da Öğütler

Bundan yaklaşık 900 yıl önce yaşamış büyük İslam âlimi İmam Gazali’nin bir öğrencisine cevap niteliğinde yazmış olduğu öğüt, tavsiye ve açıklamalar içermekteydi. “Ey oğul” diyerek seslendiği öğrencisinin arzusunu yerine getirip cevaplanabilecek bütün sorulara cevaplar vermeye çalışmıştır.

İsterseniz satır aralarında dolaşalım mı?

“Ey Oğul”

Allah’tan kork Ey oğul! Allah’tan nasıl korkulması gerekiyorsa öyle kork. Çünkü gizli ve kapalı hiçbir şey Allah’tan gizli ve kapalı değildir.

Boş sözden uzak dur Ey oğul! Aklının hemen kabul etmeyeceği şeyi söyleme. Lüzumsuz laftan, çok gülmekten, şaka ve alaya almaktan, din kardeşinle tartışmaktan sakın. Böyle yapmak saygıdeğerliği götürür, kin ve düşmanlık kapıları açar.

Ağırbaşlı ol Ey oğul! Ağırbaşlı, terbiyeli, saygılı ve nezaketli olmaya çok dikkat et ve itina göster. Ancak böyle yaparken gurura kapılma. Sonra senden bu sıfatla söz edilir. Halka tepeden bakma. Sonra senden bu sıfatla bahsedilir.

Herkese hoşgörülü davran Ey oğul! Dostuna da düşmanına da hoşnutluk göster. Başkasına eza ve cefa etmekten kendini alıkoy ve bunu onlardan korkup ürktüğün için de yapma. Sadece iyi bir huy olduğunu düşünerek öyle davran.

Dostunu iyi seç Ey oğul! İki çeşit dost ve kardeş vardır. Birisi, başına bir bela geldiği zaman seni korur; diğeri de mutluluk ve ikbal günlerinde senin dostundur. Bela gelip ikbalden düştüğünde dostluk yüzünü gösteren kardeşi hakiki kardeş ve dost bil ve dostluğunu korumaya çalış. Saadet günlerindeki dosta pek güvenme. Sıkıntılı günlerinde dostluk bağını uzatmıyorsa, onu düşmanların düşmanı bil.

İnsanları iyi tanı Ey oğul! Heveslerine ve nefsine uyan aşağılık çukuruna yuvarlanır. Zarif görünümlü insanlar fazla ilgini çekmesin, dış görünüşe pek aldanma. Çünkü insan, kalbiyle, düşüncesiyle ve diliyle adamdır, kıyafetiyle değil. Benzi sarı, zayıf kimseleri hor görme. Çünkü insan iki küçük et parçasıyla ölçülür: Kalbi ve dili. Öyleyse insanların bu iki değerinden faydalanmaya çalış; gerisi et, kan ve kemiktir.

Fitneden sakın Ey oğul! Düşman ülkesinde de olsan fitne ve fesat çıkarmaktan sakın. Kendinden aşağı kimselere karşı çoluk çocuğunu, şeref ve itibarını yaygı yapma. Malını kendinden fazla kıymetli ve üstün tutma.

Fazla konuşma Ey oğul! Fazla konuşma. Sonra bulunduğun toplulukta taşınması güç bir yük olursun. Seninle beraber oturana karşı alicenap davran. Yanına oturmak isteyene güzel, nazik, hareket et. Başkasının gözüne dikkatle bakıp durma. Fazla lügat parçalayıp yaldızlı söz söyleme. Çünkü bu sözlergörünüşte güzel olabilir, fakat gerçekte güzel değildir.

Kendinden fazla söz etme Ey oğul! Çocuğunu çok beğendiğini başkalarına anlatma. Hizmetçinin çok hünerli olduğundan başkalarına söz etme. Atından ve kılıcından bahsetme. Gördüğün rüyaları her yerde anlatmaya kalkışma. Çünkü gördüğün rüyadan sevinç duyduğunu belirttiğin zaman beyinsiz ve seviyesiz insanlar bu konuda seni rahatsız etmeye başlarlar.

Babana itaat et Ey oğul! Senin hayatına renk katmak için güzel belgeler koydum. Onları korur ve dediklerime kulak verir, günlük yaşayışını ona uydurursan hükümdarların gözleri ve gönülleri sana karşı ilgiyle dolup taşacaktır. O halde şu anda da, bundan sonra da babana itaat et.

Anne-babanın rızasını al Ey oğul! Anne-baban yaşlanınca elinden geldiği kadar onlara yardım et. Çünkü ebeveynin, sen küçükken türlü türlü zahmetini çektiler. Devamlı onların hayır duasını al. Beddua ederlerse dünyan da, ahiretin de yıkılır. Anne-babanın rızası Allah’ın rızasıdır. Onların öfkelenmesi Allah’ın gazabıdır. Resul-i Kibriya Efendimiz (sav), “Cennet onların ayağı altındadır” buyurmuştur. Bir hadiste şöyle buyurmuştur: “Anne-babasına iyilik edenin, onların gönlünü alanın ömrü bereketli ve uzun olur. Yarın kıyamette azap görmez.”

Anne babana karşı gelme Ey oğul! Anne-babana karşı gelme. Gönüllerini kırma. Kalblerini incitme. Bir kimseden anne-babası razı olmazsa o kimse için Cehennemden iki kapı açılır. Bir kimsenin anne-babası zalim olsa bile onlara karşı asi olmamalıdır. Cenab-ı Hak, Musa Aleyhisselam’a şöyle buyurmuştur: “Ya Musa bil ki, günahların içinde bir günah vardır ki, mizanda en ağır o gelir. O da anne-babası çağırdığı zaman, çocuğun onlara ‘efendim’ deyip cevap vermemesidir.

Anne babanı darıltma Ey oğul! Anne-baban sana darılırsa, sen onlara karşı gelme. Bir köle efendisine nasıl hürmet ve itaat ederse, sen de ana-baban bir iş buyururlarsa o işi çabucak yap ki, sana beddua etmesinler. Eğer sana darılırlarsa onlara karşı kafa tutma. Ellerini öpüp hiddetlerini teskin et.

Yakın akrabalarına iyilikte bulun Ey oğul! Amcan ve halan baban hükmündedir, teyzen ve dayın da ana hükmündedir. Onlara anne-babana ettiğin hürmet gibi hürmet et, hayır dualarını almaya çalış, sakın ihmal etme.

Âma akrabana iyilik et Ey oğul! Senin evindeki bereket direği, rahmetin vesilesi, sana gelecek musibetlerin gidericisi evindeki yaşlı ama akrabandır. “İdare edemiyorum, geçimim dardır” deme. Onların vesilesiyle gelen bereket olmasaydı, geçimin daha da darlaşacaktı.

Kardeşinin ayıbını gizle Ey oğul! Mümin kardeşinin bir ayıp ve kusurunu görürsen onu gizle, ifşa edip yayma. Resul-i Ekrem (sav) şöyle buyurmuştur: “Kim bir mümin kardeşinin kusurunu görür de, halkın yanında onu rüsva etmezse, Allahü Teala Kıyamet gününde onun ayıplarını örter, mahşerde halkın huzurunda rüsva etmez.”

Kimseyi incitme Ey oğul! Âhirette selamet istersen kimseyi incitme. Bir çocuk görünce, “Bu günah işlememiş masumdur. Ben günahkarım, bu benden üstündür” de. Kendinden yaşlı birisini gördüğün zaman da, “Bu benden çok ibadet etmiştir. Benden efdaldir” de. 

Söz namustur

Her şeyin bir alameti, işareti vardır.
Biz bu alametler sayesinde o şey veya kimse hakkında bir yargıya varırız.
İnsanlar doğru, dürüst, güvenilir ve sözünde duran kimsedir. Bu vasıflar Müslümanın en belirgin alametidir. Münafığın alametini ise Hz. Peygamber (SAV) şöyle ifade eder:
“Münafığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiğinde de hıyanet eder.”
“Her ne kadar bu kimse oruç tutsa, namaz kılsa ve kendisini Müslüman zannetse bile.”
Hadiste de belirtildiği gibi, içi başka dışı başka olan münafığın en belirgin alametlerinden biri, söz verdiğinde sözünde durmaması ve güvenilmez olmasıdır. Dünyada bu tür insanları bu alametlerinden tanıdığımız gibi, ahirette de onları sözünde durmayanların tanınması ve teşhir olunması için dikilecek olan bir bayraktan tanıyacağımızı, Peygamberimiz (SAV)’in konuyla ilgili şu hadisinden anlıyoruz:
“Allah, öncekileri ve sonrakileri birleştirip topladığı zaman kıyamet günü, (halk arasında teşhir olunmak üzere) her vefasız sözünde durmayan gaddarın yanına, onu tanıtan bir bayrak dikilir ve: “Bu falan (oğlu falanın) vefasızlığıdır, sözünde durmayışıdır.” denilir.”
İşte kıyamet gününde de münafıklık alameti taşıyan bu insanlar bu alametleriyle bilinecek ve teşhir olunacaklardır.
Bir insanın söz vermesi, söz konusu işi yapacağına dair karşı tarafa teminat vermesidir.
Bu işi yapmadığı takdirde karşı taraf maddi ve manevi bir kayba uğruyorsa, bu aynı zamanda kul hakkı yemektir de.

Kul hakkı

Kul hakkı; mali açıdan başkasının mülkiyetinde bulunan mal ve varlığı zimmetine geçirmek olabilir. Hile, aldatma, rüşvet, ölçü-tartıda adaletsizlik, emanete hıyanet, kumar, zimmete para geçirme şeklinde olabilir. Başkasının onurunu incitmek, inancını düşüncesini hürriyetini kısıtlamak gibi  konular da kul hakkının bir bölümünü teşkil eder. Bu bağlamda, kişileri itibarsızlaştırmak nedeniyle başkasına iftira atmak, alay etmek, arkadan çekiştirmek, kötü lakap takmak, kusur aramak, gıybet etmek gibi hususlar Yüce Kitabımızda ön plana çıkan, Allah u Teala’nın ayetlerinde teferruatla üzerinde durulan kul haklarıdır.
İslam’ın insana verdiği temel haklar: Canı, aklı, dini, nesli, malı korumak için  konmuştur.
*İnsanın düşündüğünü ifade etmesi, yazması, düşüncelerini yayması, öğrenmesi, eğitim alması kişinin ilmi haklarıdır.
*Mülkiyet, üretim tüketim konularındaki tasarruflar kişinin iktisadi haklarıdır.
*Toplumu ilgilendiren, farz-ı kifaye olan tüm çalışmalara katılma, kamu görevinde çalışma, seçme seçilme hakları, kişinin siyasi haklarıdır.
* İnanç, ibadet, ahlak konularındaki haklar, kişinin dini haklarıdır.
* Nikah, talak, velayet, nafaka hakları da, kişinin ailevi haklarıdır.
İnsanın doğuştan sahip olduğu, Rabbinin ona verdiği, sınırlarını çizdiği bu haklardan kimse onu mahrum bırakamaz.
Bu haklarını ihlal edemez.
Kul hakkı ile ilgili ayetlerde, ticari hayattan- sosyal hayata, özel hayattan akrabalık ilişkilerine kadar hayatın her boyutundaki, maddi-manevi haklara değinilmiştir.
Demek ki hakkın küçüğü büyüğü yoktur. Cenab-ı Allah, kul hakkına ihlali “zulüm” bu hakkı ihlal edenleri “zalim” diye nitelendirmiştir.
İşte zulüm “Bir kimsenin meşru hakkına tamamen veya kısmen tecavüz etmek” anlamına gelir. ”Bir şeyi başka yere koymak, sınırı aşmak, hakkı yerine koymamak, yaratılış gayesinin dışına çıkmak, şiddet, eziyet” diğer anlamlarıdır.
“Hak edenin hakkını vermeme veya haksıza hak etmediğini vermekte zulümdür.
Zulmeden kişiye de “Zalim” denir. Kur an-ı Kerimde bu kelime ve türevleri üç yüz yerde geçmektedir.

Ya Nazım

Yaşamak şakaya gelmez,
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Bir sincap gibi mesela,
Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
Yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
Yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın içindeğil
Yaşamak ağır bastığından.

Der ya Ahmet Kaya;

Ölmek ne garip şeydir ANNE
Örneğin; baba olamayacağım…….

Ben de derim ki ölmek ne garip bir şeydir a dostlar.
Kendi çıkarları için kendine göre bir takım güçsüzleri sefalete terk edenlerle; çok kısa bir süre sonra buluşma/hesaplaşma vaktidir.

Bayram tadında bir hayat dileklerimle…

http://www.zeytinagacidergisi.com/yazar-cafe/bayrama-dair-7122

  

Bayrama Dair 

— Sessizlik de bir çeşit konuşma sanatıdır —

Bir çift laf edelim mi?

Haydi haydi edelim edelim.

Bak, hiç zor olmayacak.

Senin de konuşmaya ihtiyacın var benim de.

O zaman niye konuşamıyoruz ki? Ekonomik, sosyal, hukuki, siyasi, ahlaki, ruhi bir takım sonuçları olmasından korkuyorsun, sen de.
Haksız sayılmazsın maalesef. Keşke haksız olsaydın.
Ne yani konuşamayacak mıyız? Konuşmayı da başaramazsak tek kişilik dünyada yaşamaya mahkum olursak geriye ne kaldı ki…
Tamam bu seferlik sen dinle, yalnız ben konuşayım.
Üstelik de bu konuda konuşayım.
Nasıl konuşulur?
Birbirimizi ziyarete gider bizde veya sizde konuşabiliriz.
Olmazsa bir yerde oturur bir şeyler yer, içer, öyle konuşuruz.
İş çıkışı serviste veya otobüste konuşuruz.
Arabada da olabilir.
O da olmadı telefonla, WhatsApp’la, bip’le, skype’la, viber’la … falan konuşuruz.
Sizce bunlardan hangisi kolay? Bence hiç biri kolay değil. Konuşmamızın önünde o kadar çok engel var ki…
Önce sıkıntılarını bir başkasına niye açasın ki…
Senin sorunlarını, sıkıntılarını, hatalarını veya yanlışlarını, zayıf yanlarını, sağlık sorunlarını, aldığın ikramiyeyi, terfi edeceğin bilgisini, bir başkası niye bilsin ki…
Büyük bir ihtimalle eksik veya zayıf yanlarımı, sorunlarımı öğrenirse aramızda bir sorun çıktığında başıma kakar. O zaman gel çık işin içinden.
En masum sağlık sorunlarımı bile öğrendiğinde evleneceğim kişiye bunları yetiştirirse ben ne yaparım o zaman?
Haydi hatalarımı, zayıf yanlarımı konuşmasam diyelim; hatalarım, zayıflıklarımdan dolayı iyi de içim içimi yiyorsa konuşabilseydim belki hem rahatlardım hem de belki karşımdaki bir akıl verirdi.
Of, off. O zaman iyi şeyleri konuşsak.
Mesela, babamın daireyi sattışından eline geçen 800 bin lirayi 6 kardeşe üleştirdiğini söylesem. Beni mutlu eden bir olay.
Şimdiye kadar hiç bu kadar param olmamıştı.
Hem nasıl mutluluğumu paylaşmış oluruz hem de nasıl değerlendireceğim konusunda bir fikir verir. İyi de borç para isterse? Yahut başka bir şey. Bu devirde kim güveneceksin?
Bari işyerindeki terfi olayımı konuşsak. İnsanın başarısının takdir edilip terfi etmesi hoş bir duygu. Paylaşmak istiyorum bir arkadaşımla. İyi de terfi edeceğimi öğrenen arkadaş gidip işyerindekilere söylerse o pozisyonda gözü olan veya benim terfi edeceğim pozisyonun şimdiki sahibi şahıslar filan da ayağımı kaydırmak için yalan dolan bir şeyler uydurursa ne olacak?
Bu da olmadı.
Hadi güvenecek birini buldum.
Pekiyi nerede konuşacağız?
Eve çağırsam bir sürü hazırlık gerekiyor. Yaptığımı bakalım beğenecek mi? Eşyalarım çok da yeni değil. En iyisi dışarıda bir yerlerde buluşalım. Orada hem canımızın istediğini yer, içeriz, hem de evi toparlamak, temizlemek memizlemek zorunda kalmam.
Daima hazır ve nazır misafir odam da yok.
İyi de nereye gideceğiz? “şuraya gidelim” desem salaş malaş diye burun kıvırırsa ne derim.
Valla pahalı yerlere de benim bütçem müsait değil.
Sahi hesabı kim ödeyecek?
Ben davet edersem ben ödeyeceğim.
Şimdi Alman usülü de ayıp olur sanki.
Tutar pahalı şeyler falan isterse zaten ağız tadıyla konuşamam.
Konuşmamak sanki en iyisi.
Bir de sosyal medyaya müracaat edelim.
En iyisi galiba telefonla konuşmak.
Paketimde kontürüm de var. Amaaan…
Telefonla konuşurken evdekiler şimdi tuhaf bir laf ederler, karşımdaki de duyar sonra rezil olurum. Zaten sakin bir köşe arayacağım diye dolaşıp durmak zorunda kalacağım.
En iyisi mesaj.
Canın ne isterse yaz.
“MRB CANM NASILSN” Ama bizim arkadaş online değil.
Ne olacak şimdi?
Online olunca bakar.
Ama bu sefer de evdeki biri bakarsa ne olacak? İşte o zaman rezil olduğumun resmidir.
Of offf.
Şu hale bak ya.
Bir çift laf edemedik.
Bu sefer ben konuştum siz dinlediniz.
Belki kafanızı şişirdim.
Kusura bakmayın.
Bir dahakine ben dinlemek isterim, tabi konuşmak isterseniz ve konuşabilecek birisini bulmadıysanız.