maden-iscisi-soma-manisa

Zeytindostu Derneği, Manisa’nın Soma ilçesindeki maden ocağında meydana gelen patlama sonrasında hayatını kaybeden vatandaşlar için başsağlığı mesajı yayınladı. Dernek logosunu kararttı. Dernek Başkanı Abidin Tatlı ise ilçeye giderek acının merkezin
Zeytindostu Derneği, ülkemizi derinden sarsan maden faciasından duyulan üzüntüyü yayınladığı mesajla paylaştı. Mesajda, “Soma’da canını kaybeden maden işçileri karanlıklar içinde yaşadılar, ebedi mekanlarında nur içinde yatsınlar. Umarız milletimiz bir daha böyle acılar yaşamaz. Soma maden ocağında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabırlar dileriz” denildi.

BAŞKAN SOMA’DA
Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abidin Tatlı acı olayın yaşandığı Soma’da incelemelerde bulundu. İş güvenliğinin önemine dikkat çeken Tatlı, “Burada yürek burkan bir tablo ile karşılaştık. Tek arzumuz yaraların bir an evvel sarılması ve benzer acıların bir kez daha yaşanmaması… Bu elim olaylar alınması gereken önlemlerin hayatiyetini bir kez daha ortaya koymuştur” diye konuştu. Öte yandan dernek logosu da alınan kararla karartıldı.

maden39c6dded

http://www.egehaber.com.tr/zeytindostu%E2%80%99ndan_soma%E2%80%99ya_taziye-haberi-TR-17-4.html

24432966

Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abidin Tatlı, büyük acı yaşadıklarını belirterek, “Soma’da canını kaybeden maden işçileri karanlıklar içinde yaşadılar, ebedi mekanlarında nur içinde yatsınlar. Umarız milletimiz bir daha böyle acılar yaşamaz” dedi. Acının merkezine gideren incelemelerde bulunan Tatlı, iş güvenliğinin önemine dikkat çekerek, “Bu elim olay alınması gereken önlemlerin hayatiyetini bir kez daha ortaya koymuştur” diye konuştu.

Tatilcilere önemli uyarı

 Zeytindostu Derneği, tatilcileri yol kenarlarında, sağlıksız koşullarda satılan zeytinyağlarına karşı uyardı. Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Abidin Tatlı zeytinyağının hassas bir gıda olduğunu vurgulayarak, “Yol kenarlarından satın alınan yağlar ciddi sağlık riski taşıyor” dedi.
Yaz Tatili nedeniyle yollara düşen vatandaşların, doğal zeytinyağı satın alma düşüncesiyle, okside olmuş ve sızma zeytinyağı özelliğini kaybetmiş yağları alarak ciddi bir yanılgı ile karşı karşıya kalabileceğini dile getiren Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abidin Tatlı, zeytinyağının et ve süt ürünlerinde olduğu gibi uygun olmayan noktalardan satın alınmaması gerektiğini dile getirdi.

ZEYTİNYAĞI MEYVE SUYUDUR
Hassas bir gıda olan zeytinyağının bir meyve suyu olduğunun altını çizen Tatlı, tatilcileri sağlıksız zeytinyağlarına karşı şu sözlerle uyardı:
“Genelde yaz aylarında tatil bölgelerinde; yol kenarlarında satışa sunulan markasız, plastik meşrubat şişelerinde satılan zeytinyağları; iyi, kaliteli, gerçek bir zeytinyağından beklenen özelliklerde olmadığı gibi ciddi sağlık riskini de beraberinde taşımaktadır. Bu tür yol kenarlarından satın alınan zeytinyağları güneş altında birkaç saatte okside olarak sızma zeytinyağı özelliğini kaybeder. Genelde direk üreticiden,  kendi yöresinden daha doğalını, en iyisini almaya çalışırken tamamen bozulmuş, okside olmuş, sızma kalitesini kaybetmiş zeytinyağı satın almış oluruz. Kaliteli ve yöresel diye, kalitesi bozulmuş ya da ne olduğunu bilmediğimiz bir ürüne yüksek bir bedel ödemek zorunda kalırız.”
Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abidin Tatlı; belirtilen noktalarda, sıcak altında, sağlıksız ambalajlarda satılan zeytinyağlarının tağşiş (Karışım yağ) riskini de beraberinde getirdiğini sözlerine ekledi.

ZEYTİNYAĞI ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Zeytinyağı meyve suyudur.
Zeytinyağı gün ışığından ve sıcaklıktan korunmalı, ortam sıcaklığı 18-20 C civarında olmalı.
Nem ve kötü koku olmamalı.
Zeytinyağı koyu renk cam şişede ambalajlanmış olmalıdır.
Zeytinyağı ambalajı üzerinde marka, işletme kayıt numarası, üretim tarihi – son kullanma tarihi, gibi bir gıda için mutlaka bilinmesi gereken bilgilerin bulunması gerekir.
Ayrıca; Ambalajı, menşei ve hangi koşullarda ne zamanıdır saklandığı belli olmayan bir ürünü almak, ciddi bir sağlık sorunu ve bedelinin çok üzerinde bir fiyatla, vasfını kaybetmiş bir ürüne fazla ödenen bir ücrettir.

UNUTULMAMALIDIR Kİ;
Markalı ve uygun koşullarda saklanarak size sunulan ürün en doğru üründür.
Lütfen ürün etiketini iyice okuyunuz.
Hangi ürüne ne kadar parayı niçin ödediğini biliniz.
Sağlığımız ve cebimiz için BİLİNÇLİ TÜKERİCİ olmak zorundayız.

Untitled-31

Ziraat Mühendisleri Odası Manisa Şubesi, zeytincilik sektörünün ve kamuoyunun tepkisine neden olan  “Elektrik Piyasası Kanunu ile Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında 3573 sayılı Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”na ilişkin yazılı açıklamada bulundu.
Ziraat Mühendisleri Odası Manisa Şube Başkanı İbrahim Derman ve Zeytindostu Derneği Başkanı Abidin Tatlı imzasıyla yapılan ortak açıklamada, sözkonusu tasarıyla zeytinliklerin kayba uğrayacağı vurgulandı.

Her iki kurumun ortak açıklaması şu şekilde:
ZEYTİN AĞACI RANTA KURBAN EDİLMESİN!
Zeytin kutsal kitaplarda adı geçen, barışın ve kardeşliğin simgesi olmuş eşsiz bir bitkidir.
Ege ve Akdeniz bölgelerimizin dağlarında, ovalarında yüzlerce yıl doğaya ve insanoğlunun saldırılarına meydan okuyarak ayakta kalmayı başarabilmiştir. Zeytinin doğumu belli, ölüm yaşı ise belirsizdir. İlimizde yaşı”yüzlercece yıl” olan ağaçlar mevcuttur.
Zeytin insan sağlığı açısından vazgeçilmez bir gıda kaynağıdır. Yapılan bilimsel araştırmalar zeytinin sağlıktaki önemini her geçen gün biraz daha açığa çıkarmaktadır. Refah seviyesi yükselen toplumlarda zeytinyağının tüketimi artmaktadır. Özellikle alternatif yağlık bitkilerdeki GDO’lu üretim, zeytinyağına olan talebi gelecekte daha da yükseltecektir.
Zeytin sahalarının son yıllarda ciddi oranlarda artmasının nedenleri;tütün ve pamuk üretimindeki sorunlar, hazine arazilerinin satılması, orman sahası dışarısına taşınarak tarıma açık hale getirilen alanlara kurulan tesislerdir.Ancak ülkemizde zeytinlik tesis edilebilecek ekolojisi  uygun alanlar sınırsız değildir. Çünkü zeytin iklim seçiciliği yüksek olan bitkilerdendir. Bu nedenle zeytin üretimi yapılabilen sahaların değeri iyi bilinmelidir.
Türkiye,805.000 ha Zeytinlik alanı 167 milyon ağaç sayısı 1.820 bin ton zeytin üretimi 295 milyon dolar ihracatıyla Dünyada İspanya, İtalya, Yunanistan, Tunus, Fas ve Suriye gibi ülkelerle Zeytincilik alanında yarış halindedir.
Zeytin ve zeytinyağı üretimine bu denli önem verilen ve dünyada söz sahibi olan ülkemizde zeytinlikleri koruyan bir mevzuatımız bulunmaktadır; Cumhuriyetimizin ilk yıllarında 26.01.1939 tarihinde çıkarılan 3573 sayılı “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun” ile zeytinlik alanlarımız devlet güvencesine alınmıştır.
Kanuna göre zeytincilik sahaları daraltılamaz. Zeytin sahalarına en az bir kilometre yakınlıkta koyun ve keçi ağılı yapılması ve bu alanlara her çeşit hayvan sokulması yasaktır. Ayrıca, zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin bitkisel gelişimine ve üremesine engel olacak kimyevi atık, toz ve duman bırakan tesis yapılamaz ve işletilemez.
Buna karşın 16 Haziran 2014 tarihinde Başbakanlıktan TBMM’ye gönderilen “Elektrik Piyasası Kanunu ile Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”, zeytinliklerin rant odaklı faaliyetlere açılabileceği yönünde hükümler içermektedir.
Tasarıda yer alan “zeytinlik saha” tanımlaması ile 25 dekardan küçük sahalar artık “zeytinlik saha” sayılmayacaktır. (Oysa AB’nin konuyla ilgili 2366/98 EC mevzuatında 1 dekarın üzerindeki alanlar “zeytin yetiştirilen parsel” olarak tanımlanırken, “zeytin ağaçları ile kaplı alanlar” ise asgari olarak 100 metrekare olarak boyutlandırılmaktadır).
Ülkemizdeki zeytin bahçelerinin ortalama büyüklüğünün 12 dekar olduğu dikkate alındığında, zeytinlik sahaların yarıdan fazlası kanunun koruyuculuğunun dışına çıkarılmış olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır.
Kanunda zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 km mesafede zeytinyağı fabrikası kurulmasına izin verilir, zeytinliklere zarar verecek kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamasın ve işletilmesine izin verilmezken, tasarıda zeytinyağı fabrikası kurulması ile ilgili imtiyaz kaldırılmış, buna karşın yeni oluşturulacak Zeytinlik Sahaları Koruma Kurulu’nun uygun görmesi şartıyla jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, ilgili bakanlıkça kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri, elektrik üretimine yönelik yatırımlar, petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı, kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üst yapısı faaliyetlerinde bulunulacak yatırımlar için zeytinlik sahalarda yatırım yapılmasına Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından izin verilebilecektir.
Toplam 9 üyeden 7’sinin kamu görevlilerinden oluşması ve 5 üyenin aynı yöndeki oyu ile kararların alınacak olması zeytinlik alanların sağlıklı bir şekilde korunacağı yönünde endişelere yol açmaktadır.
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu çerçevesinde oluşturulan İl Toprak Koruma Kurullarının kritik konularda genellikle Ziraat Mühendisleri Odası ve TEMA temsilcilerinin itirazlarına karşın oy çokluğu ile karar alması bu kaygımızı kuvvetlendirmektedir..
Kaygımız; İlimizde ve bölgemizde sayıları hızla artan, çevreyi olumsuz etkileme riski apaçık ortada olan nikel ve altın madenlerinin yanısıra enerji amaçlı jeotermal kuyularının bu yasada yapılacak değişiklikle tüm tarım alanlarımızı tehdit etmesidir.
Yeraltı zenginliklerimizin değerlendirilmesi, dışarıya bağımlı olduğumuz enerjinin ülkemizde daha fazla üretilmesi karşı durulamaz gerçeklerdendir.
Ancak unutulmaması gereken çok önemli bir gerçek daha vardır; İnsanoğlu beslenmek zorundadır. Bugün ruhsat verdiğiniz madenler, kuyular, ülkemizin üzerinde 12 ay üretim yapılan topraklarını tehdit etmektedir. İşte bu nedenle TBMM, İktidar Partisi AKP ve özellikle bölge milletvekillerimize sesleniyoruz;
Yasa tasarısını geri çekin, Gediz, Bakır çay ve Menderes havzalarını tarımsal koruma alanı ilan ederek gıda geleceğimizi güvence altına alın. Halkımıza saygı ile duyurulur.

 Abidin TATLI                                                                      İbrahim DEMRAN
Zeytin Dostu Derneği Başkanı                                       Ziraat Mühendisleri Odası Manisa Şube Başkanı

zeytinliklere-maden-ve-santral-tehdidi-1

Enerji Bakanlığı tarafından hazırlanan ve TBMM’ye gönderilen kanun tasarısı ile enerji ve maden yatırımına açılacak olan zeytinlikler tehdit altında

Zeytinlikleri enerji ve maden yatırımına açmayı öngören yasal düzenleme yeniden gündeme taşındı. Birkaç yıldır niyetlenilen ancak gördüğü tepki üstüne geri çekilen tasarı bir kez daha tasarı olarak Meclis’e taşınırken zeytin tarımı ile uğraşan kesimler başta olmak üzere tüm toplumda da endişe yarattı.
Enerji Bakanlığı tarafından hazırlanan ve TBMM’ye gönderilen kanun tasarısı ile zeytinlik alanlara enerji yatırımı yapılmasının önü açılacak. TBMM’ye gönderilen ‘Elektrik Piyasası Kanunu ile Zeytinliğin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı zeytin üreticilerini tedirgin etti. Tasarı zeytinlikleri enerji ve maden yatırımlarına açacak diye sektör temsilcilerinden tepki görüyor. Enerji Bakanlığının hazırladığı ve TBMM’ye gönderdiği kanun tasarısının, zeytinlik alanlara enerji yatırımı yapılmasının önünü açarak, zeytinliklerde kayba sebep olacağını dile getiren Zeytindostu Derneği Başkanı Abidin Tatlı, Dünya gazetesine yaptığı açıklamada, “Tasarı Meclis’te onaylanırsa sektör için sonun başlangıcı olur, ilgili bakanlıkları sağduyuya davet ediyoruz” dedi.
Zeytincilik, özellikle son yıllarda hızlı bir atılım içinde. 2003’te 92 milyon ağaçtan 850 bin ton zeytin elde edilmişken, ağaç adedi hızla arttı ve 2013 sonunda 129 milyonu  geçti, üretim ise 1 milyon 676 bine çıktı. Böylece ağaç başına 9 kg zeytin elde edilirken 2013’te verim ağaç başına 13 kg’a yaklaştı. 30 milyona yaklaşan zeytin ağaçlarınrın dışında 30 milyona  yakın da meyve vermeyen zeytin ağacı bulunuyor.

KOLAYLIK
‘Elektrik Piyasası Kanunu ile Zeytinliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının Bakanlar Kurulu tarafından imzalandıktan sonra Başbakanlık tarafından TBMM’ye gönderildiğini aktaran Tatlı, , mevcut yasa zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç, zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman Zeytinlik alanlarda kayba yol açacak ve sektörün enerjisini azaltacak bu tasarının yasalaşması durumunda çevresel birtakım olumsuzlukların da yaşanacağına dikkat çekti.
Abidin Tatlı, “Zeytin bahçelerini enerji yatırımlarına açacak olan tasarının kısa sürede TBMM’de görüşülmesi bekleniyor. Karşı karşıya olduğumuz risk, 30-35 yıllık verime çıkaran tesislerin yapılamayacağı ve işletilemeyeceği hükmünü içerirken, bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmelerinin yapımı ve işletilmesini Gıda, Tarım ve Hayvancüık Bakanlığı’nın iznine bağlıyor. Meclis’e gönderilen tasarıda ise enerji ve maden işletmeleri, doğal gaz, petrol işletmeleri gibi kimyevi madde salınımı yapan kalkmış zeytinliklerin kaybolması ve yakınlarındaki diğer zeytinliklerin de, çevresel faktörlerin değişmesi nedeniyle verim kayıplarına uğraması anlamına gelmektedir.
Ayrıca ardından çıkabilecek benzer kanunlara da emsal oluşturacaktır.
Zeytinliğimize göz dikilecek, tüm beklentiler hızla kanunlaşabilecek ortam oluşacaktır. Dernek olarak bu tasarının karşısındayız” diye konuştu.

KAYIPLAR
Önceki yıllarda da zeytinlik sahalarını tehdit eden girişimlerin olduğuna ancak yanlıştan bir şekilde dönüldüğünü, bu tasarının yasallaşmasının ise zeytincilik sektörü için sonun başlangıcı olacağını vurgulayan Tatlı, özetle şu ifadeleri kullandı: “Sektörün tüm bileşenlerinin bu tasarının karşısında olduğu kanaatindeyiz. Sektör olarak dünya liderliğine oynamayı hedeflerken bu tür alan kayıpları ciddi pazar kayıplarını da beraberinde getirecektir. Sayın Başbakanın, Sayın Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanının, Sayın Enerji Bakanının bu yasanın kabul edilmemesi konusunda sağduyuya davet ediyorum. Bakanlık nezdinde bir girişimimiz olacak. Tasarının yasalaşmasını engellemek için gerek bakanlıklar nezdinde gerekse sektörün diğer aktörleri ile gerekli görüşmeleri yapmayı başladık ve devam edeceğiz. Bizler sektörün en güçlü STK’sinin üyeleri olarak bu gelişmeyi tabi iki endişeyle karşılıyoruz. Zeytinlikleri koruma noktasında sektör de hepimize sorumluluk düşüyor. Umuyoruz ki bu tasarı Meclis’ten geçmeyecektir”.

BUGUN_GZT_08072014 AYDINLIK_GZT_08072014_ULUSAL MILLI_GAZT_ULUSAL_08072014 MILLIYET_SAYFA 1_ANONS_08072014 YENIGUN_GZT_SAYFA_1_ANONS_08072014